2015-10-16

Dağlarda saklı tarihsel miras / 山あいに潜む歴史遺産

    Haziran ayında ‘‘Kahverengi tabelalar izleyerek…’’ yazısında yazmıştım. Türkiye’de ‘‘İnsan dolaşınca arkeolojik sit alanlarına varır’’ diye. Bu hissi birkez daha yaşadım. Bu seferki istikametimiz Pınara, Letoon ve Ksantos.
 6月に「茶色の標識を追いかけて……」という投稿で書きました。トルコでは「人が歩けば遺跡に当たる」と。この感覚、またまた感じてしまいました。今回の目的地はプナラ、レトゥーン、クサントス。

    Letoon ve Ksantos (soldaki fotoğraf), 1988 yılından beri Dünya Mirası listesinde yer alan Likya’nın önemli kentlerindendir: Letoon Likya’nın dini merkezi, Ksantos ise Likya’nın başkenti. İkisinden de tarih ve sanat açısından değerli eserler çıkmış fakat onları kendi mekanlarında görmek mümkün değil maalesef. Mesela Ksantos’ta bulunmuş ‘‘Nereidler Anıtı’’ 1988 yılında Londra’ya götürüldü, şu an İngiliz Müzesi’nde. At arabası başta olmak üzere dikkat çekici kabartmalar bulunan, hatta en güzel mimar örneklerinden birisi olan Payava Lahdi de şu an İngiliz Müzesi’nde. Doğu bazilikası (Doğu kilisesi)’nin zemininde inanılmaz güzel mozaikler var ama güneşten soldurmasın diye muşamba ve küçük taşlar ile kaplı. Bir gün Efes yamaç evleri gibi üstü tamamen kapatılırsa belki o güzel mozaikleri görebiliriz. Letoon, bir bakışta bana çok ilginç gelmediği için çok da gezmedim. Sadece tapınakta güzel mozikler (aşağıdaki fotoğraf) olduğunu duydum ve koşa koşa bakmaya gittim AMA bunun gerçeği Fethiye Müzesi’ndeymiş, benim koşmama neden olan mozaik ise gerçeğin kopyasıymış! (-_-;)
 レトゥーンとクサントス(上の写真)は、1988年以来世界遺産リストに名を連ねるリュキアの重要な街。レトゥーンはリュキアの宗教的中心地、クサントスはリュキアの首都です。両方とも歴史的・芸術的観点から見て価値のある出土品がありますが、それらを当地で見ることはできません、残念ながら。たとえばクサントスの〈ネレイド記念堂〉は1988年にロンドンへと運ばれ、現在は大英博物館にあります。馬車をはじめ興味をひくレリーフが施され、そのうえ最も素晴らしい建築例のひとつでもある〈パヤヴァの墓〉も大英博物館に。東教会の床には信じられないほどの美しいモザイクが施されていますが日光で褪せないようにとシートと砂利で覆われています。いつかエフェソスの〈丘の上の住宅〉のようにこのエリアが完全に覆われれば、もしかしたらあの素晴らしいモザイクを見ることができるかもしれません。レトゥーンは、一目見てそれほど興味を引かなかったのでそれほど歩き回りませんでした。ただ寺院にキレイなモザイク(写真)があると聞いて小走りに見に行ったのですが、その本物はフェティエ美術館にあるのだとか。走って見に行ったモザイクはレプリカでした!(-_-;)

    Pınara da bir Likya kenti ama bu seferki gezmede bizi en çok etkileyen yerdi. Fethiye - Kaş karayolundan içeriye sapıp Minare köyünden dağ yoluna girdikten birkaç dakika sonra önümüze büyülü etkileyici bir manzara (yukarıdaki fotoğraf) yayılmaya başladı, sanki Hayao Miyazaki’nin ‘‘Gökteki Kale Laputa’’sı, sanki ‘‘Yerdeniz’’ öykülerinde bulunan bir yer… Güvercin yuvası şeklinde yüzlerce kaya mezarının bulunduğu dağ, eşimin ifadesi ile ‘‘Antik dönemdeki TOKİ evleri’’, aynı zamanda Pınara kentinin aklopolü. Kentin çevresinde dağ yürüyüşü yaparcasına yeşillikler ve çam kokusu içinde gezdik. ‘‘Kral mezarı’’nın da bulunduğu kaya mezarları, çeşit çeşit lahit mezarlar, agora, odeon vb. güzel bir şekilde günümüze kalan antik kenti zaman yolculuğu yaparmışçasına gezebildik. 
   Biz hep Letoon ve Ksantos adını duyuyorduk, Pınara adını hemen hemen hiç duymadık ama bizim için en etkileyici yer burasıydı.
 プナラもリュキアの街のひとつですが、今回の観光でわたしたちが一番気に入った場所。フェティエーカシュを結ぶ主要道路から外れ、ミナーレ村から山道に入って数分後、目の前に神秘的で印象的な景色(上の写真)が広がり始めました。まるで宮崎駿の『天空の城ラピュタ』のような、まるで『ゲド戦記』の物語に出て来る場所のような……。鳩の巣のカタチで何百もの岩窟墓が掘られた山、夫の表現で言えば「古代のTOKI(トルコの住宅プロジェクト)住宅」は、同時にプナラの街のアクロポリス。その周りでトレッキングをするように緑と松の匂いのなかで歩き回りました。〈王の墓〉も見られる岩窟墓、数々の石棺、アゴラ(市場)、オデオン(劇場)など、素晴らしいカタチで現在に残る古代都市を時間旅行をするがごとく見て回れました。


    Fethiye - Antalya arasında 88 antik kent bulunmaktaymış ama burası ‘‘Pınara’’yı hiçbir şekilde kaçırmamanızı tavsiye ederim. Dünya mirası değil deyip pas geçmeyin sakın! (Bir gün mutlaka dünya mirası listesine girecektir!)
 フェティエとアンタルヤのあいだには88もの古代都市遺跡があると言われますが、ここプナラはゼッタイにお見逃しなく。世界遺産じゃないし、なんて言って通り過ぎないでくださいよ!(いつかきっと世界遺産リストに名を連ねるはずです!)

Kaya mezarı ve lahit mezar - 岩窟墓と石棺

Yürüyüş botu ile gitmek lazım tabi.
もちろん、トレッキングブーツで行かなくちゃっ!

Kaya mezarı - 岩窟墓

Yukarıdan bakabilecek köy ve dağ manzarası da güzel...
上から見晴らす村と山の景色も美しい。

2015-08-04

Lezzetli yemek, zahmetli yemektir. / おいしい料理は、手間がかかる料理である。

    Bu sefer güzel makale bulduğum için onu çevirdim.
    今回は良い記事を見つけたので、それを翻訳しました。
Kyoto-jin blog: Myoshin-ji Taizo-in, Daiko Matsuyama http://www.trip.kyoto.jp/kyotojin/matsuyama_daiko/node_9467/
**********************
    Dün Taizo-in’in yanında bulunan Çalışma Dojosunda düzenlenen ‘‘Kōtai Furumai / görev devretme  ağırlama töreni’’ adlı etkinliğe katıldım.

    Zen okulunun Çalışma Dojosunda yılda iki kere oğlanüstü çalışma süresi var. Bunun bitişinde dojodaki çeşitli görevler devrediliyor. 6 ay boyunca (emek verdiğiniz için) teşekkür ederiz, bundan sonraki 6 ay için (emek vereceğiniz için) şimdiden teşekkür ederiz anlamında Unsui’lerin (Sadhana rahipleri) gönülden geleni yaptıkları yemekler sunuldu. Son zamanlarda dünyaca vejetaryen çoğalmakta da Shōjin-Ryōri / Budist mutfağı ve vejetaryenilik veya veganlık, tamamen farklı. Shōjin-Ryōri, sadece sebze kullanılan yemek değil. ‘‘Shōjin - diğer düşünceleri bırakıp Budizm sadharasına odaklanmak’’ denmesinin sebebi var.

    Evveli Sōtō Zen Okulunun kurucusu Dōgen, Çin’e gittiğinde mutfak işleri tam Budizm / Zen pratiği için en uygun çalışmalardan biridir diye ‘‘TENZO KYŌKUN’’ adlı kitap bile yazmış. Shōjin-Ryōri, Zen öğretimini gerçekte temsil eden / örnekleyen birşey olması gerekmekte. Malzeme başta olmak üzere ne su ne de odun israf eder. Hem yemek yiyen hem de pişiren birbirlerine saygı gösterir. Çok tatlandırmadan malzeme kendisinin tadını önemseyerek pişirir. Shōjin-Ryōri, oldukça zahmetli yemektir denir. Dün yediğim tüm yemekler, Nama - fu / taze glüten kek dışında hepsi ev yapımı olduğunu duydum.

    Basitçe lezzetli olması istenir.
    Az zahmetli olması istenir.
    Yemeklerin olmasına şükür etmeden yemek yenir.
    Şimdi böyle oldu.

    Çalışma Dojosunda klima yok. Sivrisinek de çok.

    Fakat Unsun’lerin gönülden geleni yaptıkları Shōjin-Ryōri, herşeyin en güzeliydi.
**********************

    Japonya’dayken ben de Zen mutfağı hakkında bir TV programını izlemiştim: orada bal kabağı pişiriyordu. Tencereye bal kabağı, azcık su ve bir tutam tuz koyup yavaş yavaş pişiriyordu. Vakit alıyor böyle pişirince. Fakat bal kabağının gerçek tadını ortaya çıkarabiliyordu böylece. Ondan sonra kendim aynı şekilde pişirmeye denedim, inanılmaz güzel olmuştu.
 日本にいるとき、わたしも精進料理についてあるテレビ番組を見たことがあります:そこではカボチャを料理していました。鍋にカボチャとほんの少しの水、そしてひとつまみの塩を入れてゆっくり、ゆっくりと料理していました。時間がかかります、こんなふうに料理すると。けれど、カボチャの本来の味を引き出すことができていました。その後、自分でも同じように料理してみました。信じられないくらい、おいしくできました。

    Burada da yazıldığı gibi hızlı, kolay ve zahmetsiz yemek bekleniyor artık. Böylece gerçek lezzetten uzaklaşıyoruz maalesef…
Ama Türk mutfağında da bayağı Shōjinlik olduğu kanısındayım. İmam Bayıldı, yaprak sarması, enginar pilavı misali misali…
 ここでも書かれているように、手早く、簡単で、お手軽な料理が望まれています。こうしてわたしたちは本当の美味しさから遠ざかっているのです、残念ながら。
 でも、トルコ料理って、かなり精進料理的だと感じています。イマムバユルドゥ、ヤプラック・サルマス、アーティチョークのドルマなどなど……。

    Yazın yemek pişirirken kavuruyoruz ama alın teri ile yapılan yemek kadar lezzetli olan yoktur! (Bugün bunu düşünerek yemek yapacağım :D )
 夏、料理をするともんのすごーく暑い! ですが、額に汗して作られた料理ほど美味しいものはないはず!(きょうはこのことを考えながら料理します。)

2015-06-11

Kahverengi tabelalar izleyerek... / 茶色の標識を追いかけて……

    Japon atasözünde ‘‘İnu mo arukeba bou ni ataru / Köpek dolaşınca sopaya vurur’’ denir ama Türkiye’de ise ‘‘İnsan dolaşınca arkeolojik sitlere varır’’ diyebiliriz. Nereye giderseniz gidin, oralarda mutlaka eski kalıntılar vardır.
 日本のことわざで「犬も歩けば棒に当たる」と言いますが、トルコでは「人が歩けば遺跡に当たる」と言えます。どこへ行かれようがどうぞ行ってください、その辺りにはきっと古き時代の名残があるはずです。

    Türkiye’de UNESCO Dünya Mirası listesine giren ancak 13 yer var: İtalya (50), Çin (47), İspanya (44), Almanya ve Fransa (39), Meksika ve Hindistan (32)… bu ülkelere kıyasla az diyebilirsiniz ama bunlar politika gücü ile alakalı olduğunu düşünüyorum. Neden? Örneğin Efes’i biliyorsunuz, Antalya’daki Aspendos Kenti Tiyatrosu genişçe bilinen yerdir, Trabzon’da bulunan Sümela Manastırı da epey ünlü ve dünyadan turist yağıyor. Pamukkale’nin hemen dibinde bulunan Laodikeia ise 5 kilometrekarelik alana yayılan, Anadolu’nun en büyük stadyuma sahip olan Antik kenttir. Ama bunların hepsi UNESCO Dünya Mirası Geçici listesinde (Toplam 62). Eğer Türkiye’nin politika gücü, Avrupa’da daha etkileyici olsaydı bunlar çoktan Dünya Mirası listesinde yer alırdı kanımca.
 トルコにはユネスコの世界遺産リストに入る、わずか13の場所があります。イタリア(50)、中国(47)、スペイン(44)、ドイツとフランス(39)、メキシコとインド(32……、こうした国々と比べると少ないと言えるでしょう。でも、これは政治的な力に関係があるとわたしは考えています。どうしてかって? たとえばエフェスをご存知でしょう。アンタルヤのアスペンドス劇場は広く知られる場所です。トラブゾンにあるスメラ修道院は非常に有名で世界中からツーリストが訪れます。パムッカレのすぐ近くにあるラオディケアは、5キロ平方メートルの空間に広がる、アナトリアで最も大きなスタジアムを擁する古代都市です。けれど、これらはすべてユネスコの世界遺産暫定リストの中(合計62)。もしトルコの政治的な力がヨーロッパでもっと影響力を持っていたら、これらはずっと以前に世界遺産になっていたでしょう、私見ですが。

    Bu sefer benim vardığım arkeolojik sitin adı, ‘‘Alinda’’. Aydın ili, Karpuzlu İlçesinde yer alan önemli Karya kentlerinden biri. İzmir - Göcek arasında gidip gelirken hep görüyorduk kahverengi tabelada ‘‘Alinda’’ diye. (Türkiye’de kahverengi tabela, tarihsel yerler işaret eder.) Ve hep gitsek mi acaba diye diye geçiyorduk da bu sefer gerçekten yoldan saparak gittik. Aydın - Muğla karayoludan içeriye yaklaşık 25 kilometre, Karpuzlu ilçe merkezinin hemen arkasında büyük taşlar ile yapılan sur görünüyor. Yukarıda bulunan tiyatronun kapı ise hiç eskimiş gibi durmuyor. Karyalıların tiyatroda oturup eğlendiği günler çok da uzak değilmiş gibi geliyor.
    Burası Dünya Mirası değil, geçici listesinde de yer almıyor fakat ziyeretçiyi hiç de hayal kırıklığına uğlatmıyor. Ta Japonya’dan gelen turistler buraya gelsin demem de Türkiye’de oturanlar Aydın - Muğla yolundan geçiyorsa uğlayabilecek yerlerinden biridir kesinlikle. İnşallah ilerde tanıtım tabelalar da olur, daha güzel bir yere dönüşür…

 今回、わたしが訪ねた遺跡の名前は〈アリンダ〉。アイドゥン県カルプズル郡にある、重要なカリア都市のうちのひとつ。イズミルとギョジェキを行ったり来たりするときいつも目にしていた〈アリンダ〉という茶色の標識(トルコでは茶色の標識は歴史的な場所を表しています)。そして、いつも行ってみようかしら? と言いながら通り過ぎていたのですが、今回は本当に道を外れて行ってみました。アイドゥン~ムーラ道から外れて約25キロ。カルプズル郡の市街地のすぐ裏手に大きな石を使って作られた壁が見られます。上にある劇場の入り口は、まったく古びた気配もありません。カリヤ人たちが劇場に座って楽しんだ日々はそれほど遠くないかのようです。

 ここは世界遺産ではありません。暫定リストにも名を連ねていません。けれど、訪れる人を決して落胆させません。遠く日本からやってくる旅行者に来て欲しいとは言いませんが、トルコに住んでいてアイドゥン~ムーラ道を通るなら、ぜひ立ち寄ってみたい場所のひとつ。近い将来、案内板なども充実すれば、もっともっと素敵な場所になるはずです。


Alinda'da gördüğüm yusufçuk? Yoksa kelebek? / 〈アリンダ〉で見かけたトンボ? それとも蝶々?

renkli süne? sevişmekte :) / カラフルなカメムシ? 繁殖活動中。

Yakındaki evlerin bahçe duvarında Alinda taşları kullanılmakta. / 遺跡近くの家々の塀にはアリンダ遺跡の石が使われています。


※ Burada kullandığım tüm fotoğraf, Alinda'da çektiğimdendir. / ここで使用している写真はすべて〈アリンダ〉で撮影したものです。

2015-06-03

Gemiler Adası ve Tlos / ゲミレル島とティロス

    Göcek / Muğla yayınlarında Likya kalıntıları başta olmak üzere pekçok tarihsel yerler bulunmakta ve geçen ay nihayet Gemiler Adası ve Tlos’u gezme fırsatını yakaladık. İkisi de beklediğimizden daha çok güzeldi ve muhteşem vakit geçirebildik.
 ムーラ県ギョジェッキの近くにはリュキア遺跡をはじめ、多くの歴史的な場所があり、先月やっとゲミレル島とティロス遺跡をめぐる機会に恵まれました。双方とも想像していたよりずっと素敵で、素晴らしい時間を過ごすことができました。

    Gemiler Adası (Gerçek adı ‘‘Gemile Adası’’ imiş ama herkes Gemiler Adası der nedense): Fethiye’nin güneyinde, Kayaköy’ün tam arkası gibi bir yerde bulunan bu ada, Bizans İmparatorluğu’na tarihlenen (5. yüzyıl ile 11. yüzyıl arası) kilise kalıntıları bulunmakta ve o dönemdeki hac yolunun biri olarak düşünülmekte. Hem ben de gittiğimde öğrendim de Japonya ile bir ilişiki bile mevcut! Osaka ve İstanbul arasındaki mesafe yaklaşık 9000 kilometre. Ve de burası İstanbul, Kapadokya, Efes, Pamukkale gibi Japonlar tarafından bilinen yer de değil. Acaba ne ilişiki var? Sürpriz! Burada kazı çalışmalar yapan, Japonlar imiş! 1991 yılından araştırmaya başlayıp sanırım 2005 - 2006’ya kadar kazı çalışmaları yapmışlar. Japonya’nın ta ötesinde, Akdeniz’de yer alan küçücük bir adada Japonların harcadığı emeklerine rastlamak, o eski kalıntıları ile beraber beni epey duygulandırdı.
Kazı çalışmalar hakkında Japonca makale: http://goo.gl/ckrh6c
İngilizce makale: http://goo.gl/57hQmw
    Bu arada Gemiler Adası’na, Fethiye’den veya Öldeniz’den çıkan günübirlik tekne turları ile gidilebilir.
 ゲミレル島(本当の名前は〈ゲミレ島〉だとか、でもみんなゲミレル島と言います、何故だか):フェティエの南、カヤキョイのちょうど裏手といった辺りにあるこの島はビザンツ帝国時代の(5世紀から11世紀の間)教会遺跡があり、当時の巡礼道のひとつとして考えられています。そのうえ、わたしも行ってみて知ったのですが日本との関係さえもあるのです! 大阪ーイスタンブル間の距離は約9000キロ。しかも、ここはイスタンブルやカッパドキア、
エフェス、パムッカレといった日本人によく知られた場所でもありません。一体、どんな関係が? なんと、ここで遺跡発掘を行ったのは、日本人なのです! 1991年から調査が始められ、おそらく2005年~2006年頃まで発掘作業を行ったようです。日本から遠く離れた地中海にある小さな島で、日本人が費やした努力に遭遇すること、それは遺跡とともに、わたしをとても感動させてくれました。
発掘調査に関する日本語の論文:http://goo.gl/ckrh6c 英語の論文:http://goo.gl/57hQmw
 ところで、ゲミレル島にはフェティエ、あるいはオルデニズから、デイリーボートツアーで行くことができます。
写真:第三聖堂にある説明板には「フェティエ博物館と日本人考古学者の共同で発掘作業が行われています」と書かれています。

    Tlos: Fethiye’nin yaklaşık 40 kilometre doğusunda bulunan, Likya’nın en önemli yerleşimlerinden biri. Bu bölgelerde Likya’nın güzel kalıntıları olduğunu biliyorduk ama Tlos’un bu kadar görkemli ve göz alıcı yer olduğundan hiç haberimiz yoktu. Araba ile incecik köy yolunda giderken - arada köyde yaşayan, otostop çeken yaşlı teyzeyi de arabaya aldık - aniden böyle muazzam antik kentin karşımıza çıkacağı nasıl tahmin edebiliriz ki. Likya kaya mezarı, Osmanlı döneminde mezar üstüne yapılan kale, kilise, hipodrom, agora ve tiyatro… Hem çevresinde yemyeşil otların halısı görünmekte, dağ manzarası da süper… Mayıs ayında olduğu için çiçekler de renk katmıştı bu antik kente.
    Bu taraflarda Tlos dışında da Pınara, Xanthos, Letoon, Telmessos gibi Likya kalıntıları bulunmakta. Gittikçe yine burada yazmaya çalışırım :)
 ティロス(日本語では「トロス」と書くようですが、発音的には「ティロス」の方が近いです):フェティエの約40キロ東にある、リュキア連邦の最も重要な都市のひとつ。この地域にリュキアの素晴らしい遺跡があることは知っていましたが、ティロスがこれほどまでに見事で、見るものの目を奪う場所であるとは、まったく予想外でした。車で細い村道を行くときー途中で村に住む、ヒッチハイクをする年老いた女性を車に乗せましたー突如としてこのような
巨大な古代遺跡が目の前に現れるなんて誰が想像できるでしょう。リュキア岩窟墓、オスマン帝国時代に墓の上に作られた城、ヒッポドローム、市場、劇場……。しかも周りには緑のじゅうたんが広がり、山々の眺めも最高! 5月だったので、花々もこの古代遺跡に色を添えていました。

 この方面にはティロスのほかにもプナラ、クサントス、レトゥーン、テルメソスなどのリュキア遺跡があります。訪れたらまたここに書こうと思います。
写真:遺跡の周りに広がる緑のじゅうたん ♪

写真:教会。遠くの方で雨が降っています(ちょうどこの遺跡をめぐり終えた頃、雨が降り出して緑もいっそう鮮やかになりました)。

2015-03-25

Fuji Dağı, Geyşa, Suşi, Harakiri... / フジヤマ、芸者、スシ、ハラキリ...

    ‘Japon Mühendisi İntihar Etti’’
 日本のエンジニアが、自殺。

    Bu haberi sanırım ilk 23 Mart sabahı gördüm. Facebook’taki Japonya ile alakalı bir grup sayfasında biri paylaşmıştı. Hemen tıklayıp haber okudum: İlk aklıma gelen şey, ‘‘neden intihar ettiniz sorumlu olan sadece siz değilsinizdir’’ ve ‘‘bu olay Türklerin hoşuna gider kesin’’ idi. (kusura bakmayın, tabi ki olaya üzüldüm ki herşeyden önce onun ruhu şad olsun demem gerekiyordu ama intihar eden birini hiç itiraz etmeden kabul etmek zor benim için…)
 このニュースを最初に目にしたのは、確か3月23日の朝でした。Facebookの日本関連のグループのページで誰かがシェアしていたのです。すぐにクリックしてニュースを読みました:最初に考えたのは「なんで自殺なんてしたの、あなたひとりの責任じゃないだろうに」ということ、そして「この出来事は、トルコ人の気に入るだろうな、きっと」でした。(スミマセン、もちろん事故のことは悲しいし、何よりもまず彼の冥福を祈るべきなんだろうけど、自殺した人を素直に受け入れるのはわたしにとって簡単じゃないのです。)

    Paylaşımın altında pek çok kişi - haberin o sabah daha yeni çıktığı halde 2000’e yakın kişi yorumlamış ve çoğunda ‘‘onurlu insan’’ ifadesi vardı.
    Bir işte kendimizi sorumlu hissetmek önemli birşeydir tabi. Hepimiz öyle sorumlu davranırsak dünya daha güzel olur ama o sorumluluğu taşımak ve hatasını ölüm ile ödemek başka birşeydir kanımca. Hem onun hatası mıydı acaba? Halat koptu ve iki gün o körfezde gemilerin girişi ve çıkışı durdurulmuş ama ölen de yaralanan da yök. Yine de o hata mıydı? Yani onun tek başına alacak sorumluluk muydu? Bence ondan daha çok IHI şirketi ve Türkiye’deki şirket sorumlu değil mi? O kadar büyük proje ki neden tek kişi sorumlu hissedip de intihar etsin, harakiri yapsın!
 シェアされたニュースの下には非常に多くの人がーニュースがその朝出たばかりにも関わらず2000人近い人がコメントを寄せ、そのほとんどで「尊敬すべき人物/立派な人」という表現が見られました。
 ある仕事において、わたしたちが自身に責任を課すのはもちろん大切なことです。みながそんなふうに責任感を持って行動すれば、世界はもっと素晴らしい場所になるでしょう。でも、責任を取るってことと、失敗を死をもって償うことは別のこと、わたしに言わせれば。しかも彼の失敗だったの? 足場が断絶し、2日にわたって湾内への船の出入りが止められたようだけれど、死傷者はなし。それでも、それは失敗だったのかな? 彼が一人で背負うような責任だったのかな? わたしは、彼よりももっとIHI(アイエイチアイ)やトルコの会社の責任だと思う、違う? あれほど大きなプロジェクトなんだから、なんで一人の人間が責任を感じて自殺しなきゃならない? ハラキリしなきゃいけない?

    Bu haber ile ilgili pek çok haber de çıktı arka arkaya. Cumhuriyet Gazetesi’nde dün Ayşe Kulin ‘‘Japon Olmak İstiyorum’’ yazısını yazdı, bugün ise Mustafa Balbay ise ‘‘Japon Mühendis Enayi mi, En İyi mi?’’ yazısında ‘’Japonlar kendi hatalarını affetmedikleri için mükemmellikte de daha iyiyi aramada da başkalarından daha önde oluyorlar. Japon mühendisinin Türkiye’deki yöneticilere bir şeyler anlatabilmiş olmasını diliyoruz…’’ diye yazdı.
 このニュースに関係してたくさんのニュースが次々と流れました。ジュムフリイェト新聞で、昨日はアイシェ・クリンが「日本人になりたい」というコラムを書き、きょうはムスタファ・バルバイが「日本のエンジニアはおマヌケなのか、最高なのか」というコラムで「日本人は自身の失敗こそを許さないから完璧主義においても、より良いものの探求においても、他の者たちの先に立っている。日本のエンジニアがトルコの指導者たちに何かを伝えられたことを祈っている」と書きました。

    Bu mühendise ‘‘onurlu’’ diyenler, şu anki Türkiye hükümetine şikayetçiler. Onun gibi sorumlu olmadıklarından ‘’keşke bizimki de böyle olsa’’ açısından bakıyorlar.
 このエンジニアに「尊敬すべき」と言う人たちは、現在のトルコ政府に抗議する人たちです。彼のように責任を負わない人たちだから「トルコ人も、こんなふうだったら良かったのに!」という視点で見ているのです。

    Ama bizimki, yani Japonya’dakiler de buradakilerden pek farkı yoktur. Benim rahatsız hissettiğim noktada bu. İntihar eden mühendisi eleştirecek değilim zaten fakat bütün Japon, özellikle şu an hükümette olanlar bu mühendis gibi sorumlu olsaydı çoktan intihar etmeleri gerekirdi. Komşunun kazı komşuya tavuk görünürmüş işte.
 けれど、わたしたち、つまり日本の政府だってトルコ政府と大きく違いません。わたしが居心地悪く感じているところも、ここ。そもそも自殺したエンジニアを批判するつもりはないのです。けれどすべての日本人が、殊に現在政権にある者たちがこのエンジニアみたいに責任を取っていたら、彼らはずっと前に自殺しなきゃいけなかったはず。隣の芝生は青い、ってことです。

    Türkiye’de ‘‘Japon bakan hata yaparsa harakiri yapar’’ imajı, bayağı yaygın, şimdiye kadar pek kez söylendi bana. Geçen de yine benzer bişey söylendiği için ‘’bizimki de kötüdür, bakın Sinop’ta ne yapılıyor. Japonya ve Fransa'nın ortak şirketi nükleer santral yapacak oraya’’ diye anlattım ama şöyle dediler.
    ‘’Ama Japonlar Türkçede bir video yaptılar, bu nükleer santrale karşı çıkın diye’’ dendi. Evet, Japon halkı kötü değildir buradaki halk gibi, fakat hükümet… 
 トルコでは「日本の大臣は失敗したらハラキリする」というイメージが非常に浸透しています。これまでに何度も言われました。先日もまた似たようなことを言われたので「わたしたちの政府だってダメですよ、ほらシノップに何が建設されようとしていますか? 日本とフランスの合弁会社が原子力発電所を作るんですよ」と説明したら、こんなふうにおっしゃいました。
 「でも、日本人はトルコ語でビデオを作ったわ、この原子力発電所に反対してくださいって。」と言われました。そう、日本の国民はダメじゃないんです、ここトルコの国民と同じように。でも、政府が。。。  

En son olarak buradan içten diliyorum: Japon mühendis Ryoichi Kishi'nin mekanı cennet olsun.
最後に、ここで心よりお祈り申し上げます。日本人のエンジニア・岸竜一氏が極楽浄土に召されますことを。

2015-01-28

Sağ omuzunda ve sol omuzunda... / 右肩と左肩には・・・


    Geçen bir televizyon programını izlerken Japonya'da şöyle tanrıların olduğunu yeni öğrendim: adı, Kuşoğcin. İnsanın doğmasından ölümüne kadar o insanın iki omzunda duruyorlar, sol omzundaki erkek tanrı ''Doğmey'', sağ omzundaki bayan tanrı ''Doğşoğ''dur. Bunlar onun yaptığı iyiler ve kötülerin hepsini not edip ölümünden sonra cennete mi yoksa cehenneme mi gideceğine karar veren Enma Dayoğ'ya bildirir.
 先日、あるテレビ番組を見ているとき、日本にはこんな神様がいるということを初めて知りました。名前は倶生神(くしょうじん)。人が生まれてから死ぬまでその人の両肩に在り、左肩の男神が“同名(どうめい)”、右肩の女神が“同生(どうしょう)”です。この神々はその人のした良いこと、悪いことをすべて記録し、その人が死んだ後に極楽に行くのか、それとも地獄に堕ちるのかを決定する閻魔大王に報告します。

    Bu hikayeyi bir yerden duymadınız mı? Evet, İslamiyet'te ''her insanın omzunda iki melek bulunur'' denmez mi? Sağdaki sevapları, soldaki ise günahları yazmaz mı? Ve de neden yazıyorlar ki!
 この話を、どこかで聞いたことがありませんか? イスラームでは「すべての人の方に二人の天使がいる」と言われませんか? 右の天使は善行を、左の天使は罪悪を記録しませんか? これって、何のためでしたっけ?

    Ne kadar benziyor bu omzumuzdaki tanrılar ve melekler...
    Aslında bu Kuşoğcin, Sanskritçede ''Soha-deva'' denilen ölüler diyarını yöneten  ikiz tanrıymış. Budizm'in Hindistan'dan Çin'e ve Japonya'ya yayınca karakteri değiştirilip ''Kuşoğcin'' olmuş. Hem İsramiyet'teki meleğin tam tersi, soldaki sevapları yazar, sağdaki günahları yazar. Ama yine de çok benziyor, değil mi?
 なんて似ているでしょう、このわたしたちの肩に乗っかっている神様と天使は。
 実のところ、この倶生神はサンスクリット語で“Soha-deva”と言われる冥界を司る双子の神様なのだとか。仏教がインドから中国、そして日本へと広がると、その性質も変わってしまって“倶生神”になったとか。また、イスラームの天使とはまったく反対に左肩の者が善行を、右肩のものが罪悪を記します。でも、それでもとっても似ています、よね?

    Her insan farklıdır ama her zaman o farkılara bakmamıza gerek yok, bazen ne kadar benzediğimize de bakalım! Daha samimi olabiliriz, değil mi?
 人はみな異なっています。でもいつもその違いばかりを気にする必要はなく、ときにはわたしたちがどれほど似ているかを見てみましょう。もっと親近感がわきますよ!

2015-01-19

Bir kumaş kuşak devrederek... / 一本のタスキをつなぎながら……。


    6 yıl sonra ilk kez Japonya'da yılbaşını kutladım. Japonya'da yılbaşı deyince aklınıza ne gelir acaba? Bu sefer aklıma gelip hep beni düşündüren  ''Ekiden'' oldu.
 6年ぶりに日本でお正月を祝いました。日本のお正月、というと皆さんは何を思い浮かべますか? 今回、わたしが思い浮かべ、そしてずっと考えさせられたのは〈駅伝〉でした。

    ''Ekiden''i biliyor musunuz? Yollarda düzenlenen, birkaç kişinin takım olarak katıldığı uzun mesafeli (en az Maraton kadar - 42.195 kilometre -, daha uzun mesafeli Ekiden ise yüzlerce kilometre), Japonya kökenli bayrak koşusudur. 
 〈駅伝〉、ご存知ですか? 一般道で開催される、数人がチームとなって参加する長距離(少なくとも42.195キロのフルマラソンぐらい、より長い距離の駅伝なら数百キロ)の、日本発祥のリレー競技です。
    Japonya'da her sene 1 Ocak'ta ''Yılbaşı Ekiden'' olarak bilinen ''Tüm Japonya Kurumsal Takımı Ekiden Şampiyonası (Erkek için)'', 2-3 Ocak'ta ise kısaca ''Hakone Ekiden'' olarak bilinen Kanto Bölgesindeki Üniversiteler arası Ekiden yarışı düzenlenir ve Japon halkı coşkuyla bunları izler. Neden biz Ekiden'i seviyoruz, neden buna heyecan duyuyoruz? Çünkü bu takım yarışı: takımdaki herkes bir kumaş kuşak devrederek koşar, sadece kendisi için değil, takım olarak başarıya ulaşmaya çalışır. Bir kişi ne kadar iyi koşup bir aralıkta birinci olsa da onun birinciliğini takım olarak koruyamazsa şampiyon olamaz, aksine bir kişi her zamanki gibi iyi koşamazsa bile takım olarak başarı elde etmek mümkün. Tam ''Unus pro omnibus, omnes pro uno'', yani ''Birimiz hepimiz, hepimiz birimiz için'' yarışı denebilir. Sanırım bu psikolojisi, Japon halkının kalbine dokunuyor. (Kanımca 47 Samuray Öyküsü da aynı piskoloji...)
 日本では毎年1月1日に「ニューイヤー駅伝」として知られる全日本実業団駅伝(男子)が、1月2日・3日には通称「箱根駅伝」として知られる関東地区の大学対抗駅伝が開催され、日本人はこれを熱狂的に観戦します。どうしてわたしたちは駅伝が好きなのか。どうして駅伝に興奮するのか。なぜなら、これがチーム競技だからです。チームのみんなが一本のタスキを手渡しながら走る、ただ自分だけのためでなく、チームとして優勝をめざす。ひとりがどれほど好走し、一区間で一番になったとしても、その一位をチームとして守らなければ優勝はできない。反対にひとりがいつものように良い走りをできなくてもチームとして優勝することができる。まさしく「Unus pro omnibus, omnes pro uno.」つまり「ひとりはみんなのために、みんなはひとりのために」という競技だと言えます。おそらく、この心理が日本人の琴線に触れるのでしょう。(思うに、赤穂四十七士の話も同じ心理です。)

    Geçen Şubat ayında Japonya'nın eski şehri, Kyoto'da bir Ekiden yarışı düzenlenmiş: Kyoto'da bulunan Rinzai Budizmi Tapınağı, Taizo-in'in rahibi Daiko Matsuyama'nın fikriden yola çıkarak gerçekleştirilen ''Din Adamı Ekiden'i''. Bu nasıl bir Ekiden? Dinler arası Ekiden değil, bir takımın birinci koşucusu Shinto Tapınağının Kannushi (Tanrı ve insanların iletişimini sağlayan kişi), ikincisi Budizm Tapınağının rahibi, üçüncüsü Hristiyan rahibi, dördüncüsü ise imam gibi çeşitli din adamı bulunmuş ve bir kumaş kuşak devrederek koşmuşlar. * reference: http://logmi.jp/34073
    Hemfikir maraton ve Ekiden, Lüksemburg'ta da düzenlenmekte. Geçen sene başlayan ''Inter Faith'' adlı koşu faaliyeti (facebook sayfası), bu sene de 30 Mayıs'ta düzenlenecektir. 
 去年の2月、日本の古都・京都で、ある駅伝競技が行われました。京都にある臨済宗のお寺、退蔵院の住職・松山大耕氏の発案から実現した「宗教者駅伝」。これはどんな駅伝か。宗教対抗ではなく、たとえばあるチームの第一走者は神社の神主さん、第二走者はお寺の住職さん、第三走者はキリスト教の神父さん、そして第四走者はイスラム教のイマムというようにいろんな宗教者がいて、一本のタスキをつなぎながら走られたのです。※ 参照:http://logmi.jp/34073
 同じ発想のマラソンと駅伝が、ルクセンブルクでも開催されています。昨年始まった「Inter Faith / インター・フェイス」というランニング・イベント(facebook ページ)は、今年も5月30日に開催されます。

    7 Ocak'ta meydana gelen acı bir olay ile başlayan 2015, fakat birbirimizden nefret ederek değil, farkımızı kabul ederek beraber yaşamayı denemeliyiz! Hem halkın bölündüğünde kar elde eden halk değil, hükümdardır, cetveldir. Halk, her zaman birlik olması lazım, tıpkı Ekiden takımı gibi.
 17日に起こった悲しい出来事で始まった2015年、けれどわたしたちはお互いを憎み合いながらではなく、違いを受け入れながらともに生きることを試さなければ! それに市民が分断することで得をするのは市民ではなく、統治者です。支配者です。市民は、いつもひとつにならなければ。まさしく駅伝のチームのように。



    Böyle yazınca sanki Japonya'da bölünme yok gibi gözükebilir ama Japonya'da da farkımızı kabul etmeyip nefretini ifade edenler var maalesef... Umarım gücün nefretten değil sevgiden doğmasını fark edenler çoğalır... 
 こんなふうに書くと、まるで日本では分断がないように見えるかもしれませんが、日本にも違いを受け入れずに憎しみを表現する人々が残念ながらいます。願わくは、パワーは憎しみからではなく、愛から生まれることに気づく人たちが増えることを……。

2014-11-05

Kırlangıçlar Susamışsa / ツバメの喉が乾くとき

   
Geçen 23 - 31 Ekim tarihlerinde 27. Tokyo Uluslararası Film Festivali düzenlendi ve bildiğim kadarıyla iki Türk filmi de gösterime girdi; biri Muhammet Çakıral’ın yönettiği ‘‘Kırlangıçlar Susamışsa / As the Swallows Got Thirsty’’ (Asian Future kategorisinde), diğeri de Kaan Müjdeci’nin yönettiği ‘‘Sivas’’ (World Focus kategorisinde) idi.
 先日10月23日〜13日に、第27回東京国際映画祭が開催され、わたしの知る限り2本のトルコ映画が上映されました。1本はムハンメト・チャクラルが監督した『ツバメの喉が渇いたら』(アジアの未来部門)、もう1本はカーン・ムジデジが監督した『シヴァス』(ワールド・フォーカス部門)でした。

    Bugün burada ‘‘Kırlangıçlar Susamışsa’’ hakkında çıkan Japonca haberi sizlere sunmak istiyorum.
 きょうは、このブログで『ツバメの喉が乾くとき』に関する日本語のニュースをみなさんに紹介したいと思います。

    ‘‘Çevre yıkımı dünyanın ortak sorunu’’ - Yeteneklerini geç ortaya koyan Türkiye’nin yeni film yönetmeni, çevre sorunlarını gözler önüne serdi.
 「環境破壊は世界共通の問題」 遅咲きのトルコ新人監督、環境問題を提起。

{eiga.com haberi}
    27. Tokyo Uluslararası Film Festivali Asian Future bölümünde 30 Ekim’de, Türk filmi ‘‘Kırlangıçlar Susamışsa’’ gösterime girdi. Türkiye’nin kuzey-doğusunda bir köyde köylülerin yer aldığı bu film, hem belgesel, hem de yaşanmış olayları tekrar sahneleyerek HES’lere karşı çıkan direniş faaliyetleri esnasındaki uzlaşmazlıkları ortaya çıkarıyor. Film sonrasında yapılan konuşmaya yönetmeni Muhammet Çakıral ve film yapımcısı Murat Başman da katıldı ve Japonya’daki filmseverlerle düşünceleri paylaştı.
 〈映画.com ニュース〉
 第27回東京国際映画祭のアジアの未来部門で10月30日、トルコ映画『ツバメの喉が乾くとき』が上映された。トルコ北東部の村で、村人たちが出演するこの映画は、ドキュメンタリーであり、また起こった事件を再現しつつ水力発電所反対運動の際に起こった対立を描いている。上映後に行われたティーチインには監督のムハンメト・チャクラル氏とプロデューサーのムラト・バシュマン氏も参加し、日本の映画ファンたちと意見を交わした。

    Karadeniz’e yakın dağlık huzurlu bir köyde yaşayan Murat, arkadaşları ile beraber çevreye zarar veren, köyünün yakınındaki HES inşaatına karşı çıktı. Başta şiddetli bir direniş yapan Murat, gittikçe o köylülerin sakin ve huzurlu yaşamını mahv eden kendi direniş faaliyetleri yüzünden çelişkiye düştü.
 黒海に近い山あいの静かな村で暮らすムラトは、仲間とともに環境を破壊する村の近くの水力発電建設に反対する。激しい抵抗運動を展開するムラトは、次第に村人たちの静かで穏やかな暮らしを奪う自らの抵抗運動に葛藤を覚え始める。

    1965 doğumlu film yönetmeni Muhammet Çakıral, bu filme has çekim stilini şöyle anlattı: ‘‘Ben de HES’lere karşı direniş faaliyetlerine katılıp orada olup bitenleri belgesel olarak kaydediyordum. Bu kaydı herkes ile paylaşmak istedim ki belgesel ve dramı birleştirip bir sanat eseri olarak sunmak istedim.’’
 1965年生まれの映画監督ムハンメト・チャクラル氏は、この映画独自の撮影スタイルについて、こう語った。「わたしも水力発電反対運動に身を投じ、そこで起こった出来事をドキュメンタリーとして撮影していました。この記録をみんなと共有したいと考え、ドキュメンタリーとドラマを融合させた芸術作品として紹介したかったんです。」

    ‘‘Şu anda da Türkiye’nin her tarafında elektrik santralleri yapılmakta. Para kazanmakla meşgul olan devlet ve şirket, büyük güç kullanarak halkın sesini susturmaya çalışıyor. Bazen polis veya jandarma direnişlere müdahale ediyor, okuma-yazma bilmeyen yaşlıları sorgulamaya çekiyor. Üstelik ciddi sorun şu ki yerli medya böyle olayları neredeyse hiç haber olarak vermiyor.’’ diye şu anki durum endişeli bir şekilde anlattı.
 「現在もトルコの各地で発電所が作られています。金儲けに忙しい政府と企業は、大きな権力をもって市民の声を握りつぶそうとしている。ときには警察や地方の憲兵が抵抗運動に介入し、読み書きのできない老人たちを尋問したりしているんです。さらに深刻な問題なのはメディアがこうした出来事をほとんどまったくニュースとして報じないということです。」と現状を憂いつつ説明した。

    ‘‘Çevre yıkımı dünyanın ortak sorunu’’ diye vurgulayan Muhammet Çakıral, ‘‘Doğruyu söylemek gerekirse Türkiye’de nükleer santral de inşa edilecek. Ve bu projeye Japon bir şirketin de katılmış olmasından dolayı çok üzgünüm. Aktif fay üzerine nükleer santral kurulursa ne olacak…? Siz Japonya’da yaşayanlar anlamışsınızdır…’’ diye konuştu.
 「環境破壊は世界共通の問題です」と強調するムハンメト・チャクラルは、「実はトルコでは原子力発電所も建設されます。そしてこの事業には日本の企業が参加しており、とても残念です。活断層の上に原子力発電所を建設したらどうなるか……? あなた方日本に暮らす皆さんならご存知のはずです。」と話した。


    Geçen sene kurulan Asian Future kategorisi, Japonya ve Orta Doğu dahil Asya yapımı, yönetmenin ilk veya ikinci uzun metrajlı film olması şartıyla katılabileceği film yarışıması kapsamında. Bu sene ise 10 film katıldı ve içindeki 9 film dünyada ilk kez gösterime girdi. 
 昨年創設されたアジアの未来部門は、日本と中東を含むアジアで制作された、監督のデビュー作もしくは2作目の長編作品であるという条件で参加することのできるコンペティション部門。今年は10作品が参加し、うち9作品は世界初上映となった。

    Haber kaynağı buradan. / ニュースソースはこちら