2014-08-18

Fethi-ye, Türk-iye... / フェティ - イェ、トゥルク - ィイェ

    ‘‘Fethiye, acaba Fethi’nin yeri anlamında mı?’’ ‘‘Aaaa o zaman Türk-iye de Türk’un yeri anlamında, değil mi?’’ - geçen böyle muhabbet geçti eşimle konuşurken.
    Daha önce bu blogda yazmıştım; ‘’-ye / -iye’’ ekinin yer anlamı var. Mesela ‘’Süleymaniye’’, Süleyman’ın yeri anlamına geliyor. http://goo.gl/MC1XZi
 「フェティエ、もしかしてフェティの場所って意味なのかな?」「あぁ~、それじゃあトゥルキイェ(トルコのトルコ語読み)もトルコ人の場所って意味なんじゃない?」このあいだこんな会話になりました、主人と話しているときに。
 以前にもこのブログに書いたことがあります。“-ye / -iye”付加詞に場所という意味があること。たとえば、スレイマニエは、スレイマンの場所という意味になります。(以前に書いたブログ http://goo.gl/MC1XZi

    Üzerinden birkaç gün geçti ama bu konu hala aklımda ve internette araştırdım. Fethiye Belediyesi sitesinde şöyle yazıyormuş; ‘‘1914’te uçağı düşen ilk Türk Hava Şehitlerinden Fethi Bey’in anısına Fethiye olarak değiştirildi. (Daha önce Meğri ismi verilmişti.)’’ Yani Fethi-ye, Fethi’nin yeri demek.
    Tayyareci Fethi Bey hakkında bilgiler: http://goo.gl/V9pYzg
 あの会話から数日が過ぎましたが、この件はいまだ頭に引っかかったままで、インターネットで調べました。フェティエ市のウェブサイトにはこう書かれているそうです。「1914年に飛行機で墜落した空軍パイロットたちの一人であるフェティ・ベイの業績を称え、フェティエとその名を変えられた。(以前はメーリという名であった」つまり、フェティイェは、フェティの場所という意味なのです。
 タイヤレジ・フェティ・ベイについての情報はこちら:http://goo.gl/V9pYzg

    ‘’Türkiye’’ ismi de tabi ki ‘’Türk - iye’’, yani Türkün yeri anlamında fakat bu isim İtalyanlar tarafından verildiğini bugün internette araştırırken öğrendim; Türk tarih profesörü Sayın İlber Ortaylı’ya göre zamanında Venedikli-Cenovalı İtalyan tacirler memleketin (herhalde konstantinopol kastediliyor) Türkleştiğini görüp ‘’Türkiye’’ veya ‘’Türkmenya’’ demişler. Sanırım daha da araştırırsam sonu ‘’-ye/-iye’’ eki ile biten şehirleri bulabilirim… (Bilenler bana öğretsin lütfen!)
    Fotoğraf: Fethiye'de bulunan Fethi Bey Anıtı
 “トゥルキイェ”という名前も、もちろん“Türk-iye”、つまりトルコ人の場所という意味ですが、この名称がイタリア人につけられたということを、きょうインターネットで調べているときに知りました。トルコの歴史学者イルベル・オルタイル氏によると当時ベネチアやジェノバのイタリア人商人たちが故郷(おそらくコンスタンチノープルのこと)がトルコ人化しているのを目にして「トゥルキィイェ」あるいは「トゥルクメンヤ」と言ったのだとか。おそらく、さらに調べれば名前の最後が“-ye/-iye”の付加詞で終わる街を見つけられるでしょう。(ご存知の方はどうか教えてください!)
 写真:フェティエにあるフェティ・ベイの記念碑

2014-08-07

Bedri Rahmi / ベドリ・ラフミ

    Türkiye’yi tanıyalı 11 sene, Türkçe öğreneli 8 sene, Türkiye’ye yerleşeli de oturalı 4 sene oldu ama ‘‘Bedri Rahmi’’ ismini ilk defa duydum ve hemen hemen her gün duyuyorum.
 トルコを知って11年、トルコ語を学び始めて8年、トルコに引っ越して住み始めてから4年が経ちましたが「ベドリ・ラフミ」の名前はこの夏初めて、でもってほぼ毎日耳にするようになりました。

    Bedri Rahmi Eyüboğlu, Türk ressam ve şair. 1975 yılında yaşama veda ettiğine göre onsuz neredeyse 40 sene geçti. Fakat nüfusu ancak 4000 olan küçücük köy Göcek’te ‘’Bedri Rahmi’’nin isminin geçmediği gün yok. Neden mi? Göcek’ten veya Fethiye’den çıkan mavi yolculukta insanlar büyük ihtimale Taşyaka Koyu, İngilizcesi ise ‘‘Tomb Bay’’e uğrarlar. Bu koyun diğer ismi ise Bedri Rahmi Koyu. Hatta çoğu kişi ‘‘Taşyaka’’ ismini bilmez, herkes bu koya ‘‘Bedri Rahmi’’ der.
 ベドリ・ラフミ・エユブオールは、トルコの画家であり、詩人。1975年にこの世に別れを告げていますから、あの世の人となってほぼ40年が経っています。ところが、人口わずか4000人の小さな小さな村ギョジェッキでは「ベドリ・ラフミ」の名が聞かれない日はありません。どうしてかって? ギョジェッキから、あるいはフェティエから始まるブルー・ボヤージ(ブルー・クルーズとも言える、日本語だと「青い航海」)で、人々は大概タシュヤカ入り江、英語ではトゥーム・ベイ(霊廟湾)に立ち寄ります。この入り江のもうひとつの名前がベドリ・ラフミ入り江。もはや誰も「タシュヤカ」の名を知らず、皆この入り江のことを「ベドリ・ラフミ」と呼びます。

    Yıl 1974 Bedri Rahm, mavi yolculuk olarak Taşyaka Koyu’na geldiğinde kendinden bir şey bırakmak istemiş ve büyük bir kayanın üzerine bir resim çizmiş. O gün bu gündür, bu koy ‘‘Bedri Rahmi’’ adını almış.
    Bu arada kaya üzerine çizilen, bir bakışta balık gibi görünen resim, aslında içinde altı deniz hayvanı tasvir edildiği söyleniyor ama ben altı hayvan bulamadım maalesef... siz bulabiliyor musunuz? Cevabını bilen varsa söylesin!
 時は1974年、ベドリ・ラフミがブルー・ボヤージとしてタシュヤカ入り江にやってきたとき、自身の足跡を残したいと大きな岩の表面に絵を描いたそう。その日以来、この入り江は「ベドリ・ラフミ」の名を冠したのだとか。
 ところで岩に描かれた、ひと目見ると魚のように見える絵は、実を言えば絵のなかに6つの海の生き物が表現されていると言われていますが、残念ながらわたしは6つの生き物が見つけられませんでした。みなさんは見つけられますか? 答えを知っている方がいらっしゃったら教えてください!

    Bedri Rahmi Koyu’nda bu resim dışında Likya Kaya Mezarı da bulunduğu için sadece deniz keyfi değil tarihi eserler arasında bir yürüyüş de mümkün! İstanbul, Kapadokya, Efes, Pamukkale gibi yerler gezdim diyorsanız bu mavi yolculuğun güzelliklerini keşfetme zamanınız gelmiş demek. Türkiye’nin başka bir yüzünü görebilirsiniz.
 ベドリ・ラフミ入り江には、この絵のほかにも古代都市国家リュキアの石窟墓もあり、海を楽しむだけでなく歴史遺跡のなかで散策も可能。イスタンブル、カッパドキア、エフェス、パッムッカレなどには行った、という方なら今度はこのブルー・ボヤージの素晴らしさを発見する番。トルコの別の顔を垣間見ることができますよ。

2014-06-28

Barış, harika bir şey / へいわってすてきだね

    Japonya'nın en batısında bulunan Okinawa Eyaleti'ne bağlı olan Yonaguni Adası. Bu adada yaşayan 6 yaşındaki bir çocuğun yazdığı şiir, bu sene kitap oldu.
    Geçen sene 23 Nisan, Okinawa İtoman şehrinde düzenlenen Okinawa Şehitler Anma Günü Töreninde Yūki Asato (o zaman 6 yaşında) herkesin önünde bir şiir okudu. Onun yarattığı sözleri, insanların gönlüne doğru yankılandı.
日本の最西端にある沖縄県与那国島。この島に住む6歳の少年の書いた詩が、今年本になりました。
 昨年の6月23日、沖縄県糸満市で開催された沖縄戦没者慰霊式典で、安里有生くん(当時6歳)はみんなの前で一篇の詩を読みました。彼の紡ぎ出した言葉は、人々の心にダイレクトに響きました。

    Bu haberi okuduktan hemen sonra ben de bu şiiri arayıp okudum. O zaman ilk okul birinci sınıftaymış ve sadece hiragana ile yazılan şiir, hakikaten insanın gönlüne doğrudan işleyen güzel sözlerle doluydu ki sizler ile de paylaşmak istedim.
 このニュースを読んですぐに、わたしもこの詩を探して読みました。当時、小学校の1年生で、ひらがなだけで書かれた詩は本当に人の心にまっすぐ届く素晴らしい言葉にあふれていたので、みなさんとも共有したいと思いました。

*****
Barış, harika bir şey

Barış, ne demek acaba?
Düşündüm ben
Güzel arkadaşlıklar kurmak
Ailenin sağlıklı olması
Oynamak neşe içinde
Kedinin gülmsemesi
Karnının tok olması
Yürümesi Keçinin kaygısızca
Kavga sonrası hemen barışmak
Maydanozgillerin bolluğu
İhihiiiiin diye kişnemesi Yonaguni atının
Limanda vapur dururken 
Denizde kaplumbağı ve merlin balığı yüzüyor
Sevgimiz de gökkuşağı oluyor
Barış, güzel bir şey
Hepimizin gönlünde başlar barış
Savaş, korkunç bir şey
‘’Dışın dışın bum!’’
Dehşet sesleri bombaların
Açlığa dayanmak zorunda kalan çocuklar
Ağlayan insanlar ailesini kaybedip
Ah ne şanslıyım barış döneminde doğdum
Bu barış sürekli olsun
Hepimizin gülümsemesi devam etsin
Barış içinde aile
Barış içinde okul
Barış içinde Yonaguni
Barış içinde Okinawa
Barış içinde dünya
Barış, harika bir şey
Barış içinde yaşamaya devam etmek için
Ben de elimden geleni yapacağım

へいわってすてきだね

へいわってなにかな
ぼくはかんがえたよ
おともだちとなかよくし
かぞくがげんき
えがおであそぶ
ねこがわらう
おなかがいっぱい
やぎがのんびりあるいてる
けんかしてもすぐなかなおり
ちょうめいそうがたくさんはえ
よなぐにうまが、ヒヒーンとなく
みなとには、フェリーがとまっていて
うみには、かめやかじきがおよいでいる。
やさしいこころがにじになる。
へいわっていいね。
みんなのこころから、
へいわがうまれるんだね。
せんそうは、おそろしい
「ドドーン、ドカーン」
ばくだんがおちてくるこわいおと。
おなかがすいて、くるしむこども。
かぞくがしんでしまってなくひとたち。
ああ、ぼくは、へいわなときにうまれてよかったよ。
このへいわが、ずっとつづいてほしい。
みんなのえがおが、ずっとつづいてほしい。
へいわなかぞく
へいわながっこう
へいわなよなぐにじま
へいわなおきなわ
へいわなせかい
へいわってすてきだね。
これからも、ずっとへいわがつづくように
ぼくも、ぼくのできることからがんばるよ

2014-06-01

Keyfinin kâhyası / ケイフィニン キャフヤース

    Keyfinin kâhyası, bu ifadeyi her zaman şu şekilde duyuyordum; ‘‘Keyfimin kâhyası mısın?’’ Yani ‘‘Benim nelerden zevk alacağıma sen mi karar vereceksin? (tabi ki veremezsin, ben vereceğim, sen bana hiç karışamazsın.)’’ anlamında kullanılır.
 ケイフィニン キャフヤース、この表現をいつも次のカタチで聞いていました。「ケイフィミン キャフヤース ムスン?」つまりは「わたしが何に喜びを感じるかをあなたが決めるの?(もちろん決められないわ、わたしが決めるの。あなたは決して首をつっこめないわ。)」という意味で使われます。
    Türk Dil Kurumu Büyük Türkçe Sözlük’e göre ‘‘Keyif’’ kelimesinin bir sürü anlamı mevcut ama ‘’Keyfinin kâhyası’’ dendiğinde ‘‘Keyif’’, istek veya zevk anlamında, ‘Kahya’’ ise ‘‘Konak, çiftlik vb. yerlerde türlü işleri yapmakla görevli kimse’’ ‘‘Değnekçi’’ ‘‘Gerekmediği halde başkasının işine karışan kimse’’ anlamındadır. 
 トルコ言語協会の大トルコ語辞書によると〈Keyif〉という言葉にはたくさんの意味がありますが「Keyifinin kâhyası」と言った場合の〈Keyif〉は、望みや喜びの意味が、〈Kâhya〉には「宿屋や農園といった場所で様々な仕事をする役割の者」「駐車場の責任者、管理者」「必要がないにも関わらず他人事に首をつっこむ者」という意味があります。

    Bu arada geçen başka bir şekilde ‘‘Keyfimin kâhyası’’ ifadesini işittim. 20 Ocak 2014 tarihinde Japon Şiiri, Haiku’’ başlıklı bir yazı yazmış ve bu sene 13. Dünya Çocukları Uluslararası Haiku Yarışması’nın düzenleneceğinden bahsetmiştim. Bu yarışmadaki haikulardan biri şöyleydi;

    Bisiklet sürer
    Jupiter halkasında
    Keyfimin kâhyası

Bu haikuda ‘’Keyfimin kâhyası’’ ifadesinin tam olarak yerine oturduğunu hissettim ve çok beğendim. Halkalı olan Jüpiter değil falan demeyin, burada önemli olan yazarın hayal gücü, ben de öyle bir yerde bisiklet sürsem kimseye bir şey dedirtmeden istediğim kadar sürerim, öyle değil mi? İşte tam ‘‘Keyfimin kâhyası’’!
 ところで、先日別のカタチで〈Keyifimin kahyası〉という表現を耳にしました。2014年1月20日に『日本の詩・俳句』というタイトルの文章を書き、今年第13回世界の子ども国際俳句コンテストが開催されることに触れました。このコンテストに参加した俳句のひとつがこちら。

 自転車に乗るの
 木星の輪の上で
 心のおもむくままに

この俳句の〈Keyfimin kâhyası〉という表現は本当に気分にピタリとはまっていてとても気に入りました。輪っかがあるのは木星じゃないんじゃなんて言わないで、ここで大切なのは作者の想像力。わたしだってそんなところで自転車に乗れたら誰にも何も言わせずに思い切り乗ります、そうじゃありませんか? そう、まさしく〈心のおもむくまま〉に。

    Türkiye’de 409 başvurusu bulunan bu yarışmada 8 haiku büyük ödüle, 40 haiku JAL ödülüne layık görüldü. (Ödüllü haikular bu bağlantıdan okuyabilirsiniz ve bütün haikular çok başarılı olduğunu anlayabilirsiniz.)
    Seneye (2015-2016) ‘‘Sabah’’ temalı haiku yarışması düzenlenecekmiş, çocukların keyifle haiku yazmaya devam etmelerini diliyorum.
 トルコで409の応募があったこのコンテストで8つの俳句が大賞を、40の俳句がJAL優秀賞を受賞しました(受賞した俳句は、こちらのリンクからご覧になれます。すべての俳句が素晴らしいことがお分かりいただけるでしょう)。
 来年(2015-2016)は、〈朝〉というテーマで俳句コンテストが開催されるとか。子どもたちが楽しんで俳句づくりを続けてくれることを祈っています。

* not: Cahillğimden dolayı yanlış yazmışım, Jüpiter'in halkası aslında var... (Arkadaşım bana öğretti, teşekkürler.)
   http://www.yaklasansaat.com/gezegenler/jupiter/jupiter_manyetosfer.asp

※ 注釈:わたしの無知のせいで誤りがありました。木星には実際には輪っかがあります。(友だちが教えてくれました。ありがとう。)

2014-05-27

Türk Sinemasının 100. Yılında bir kutlama daha; Tebrikler! Nuri Bilge Ceylan / トルコ映画の100周年の年に、もうひとつの祝福:おめでとう、ヌーリ・ビルゲ・ジェイラン

    24 Mayıs, Türkiye iki kez sarsıldı. O gün önce 6.5 büyüklüğünde bir deprem meydana geldi. Tüm Türkiye’yi çalkalayan diğer haber ise Fransa’dan geldi; Nuri Bilge Ceylan, ‘‘Kış Uykusu’’ filmi ile Altın Palmiye ödülünü kazandı.
 524日、トルコは二度揺れました。あの日、まずマグニチュード6.5の地震が起こりました。トルコ全土を揺らすもうひとつのニュースはフランスからやってきました:ヌーリ・ビルゲ・ジェイラン、映画『ウィンター・スリープ(英題)』でパルムドールを受賞。

    Nuri Bilge Ceylan, bu isimi biliyor musunz? (Tabi ki buradaki Japonlara soruyorum. Sanırım Türkiye’de onu bilmeyen yoktur.) Eğer sinema ile ilgileniyorsanız daha önce adını duymuşsunuzdur, onun üçüncü filmi ‘‘Kasaba’’, Tokyo Uluslararası Film Festivali’nde Tokyo Silver ödülüne layık görülmüştü. (Aynı zamanda Berlin Uluslararası Film Festivali’nde de bir ödül kazanmıştı.) Ama tabi ki onun adı, en çok Cannes Film Festivali’nde duymuşsunuzdur; 2002 yılında ‘‘Uzak’’ filmi ile, 2011 yılında ise ‘’Bir Zamanlar Anadolu’da’’ filmi ile Büyük Jüri Ödülü’ne layık görüldü, 2008 yılında da ‘‘Üç Maymun’’ filmi ile En İyi Yönetmen Ödülü’ne layık görüldü.
 ヌーリ・ビルゲ・ジェイラン、この人物をご存知ですか?(もちろんここにいる日本の方々に聞いています。おそらくトルコで彼を知らない人はいないでしょう。)もし、映画に興味があるのなら以前にこの名前を聞いたことがあるでしょう。彼の3作目『カサバ - 町』は東京国際映画祭で東京シルバー賞を受賞したのです(同時にベルリン国際映画祭でも受賞しています)。けれど、もちろん彼の名前は最もカンヌ映画祭で聞かれたはず。2002年に『冬の街』で、2011年には『昔々、アナトリアで』で審査員特別賞を受賞しましたし、2008年には『スリー・モンキーズ』で最優秀監督賞を受賞しましたから。

    Ben Osaka’da düzenlenen bir film festivalinde ‘‘İklimler’’ filmini izlemiştim, daha sonra yine film festivalinde ‘‘Uzak’’ filmini. O zamanlardan beri Nuri Bilge Ceylan’ı seviyordum. Özellikle fotoğraf gibi perdeye yansıtılan gökyüzün görüntülerini seviyordum. Evet o gökyüzü, ‘‘Üç Maymun’’ filminde de mevcuttu - 2009’da Ankara’da kaldığımda DVD olarak satın alıp izlemiştim. En son 2011’de ilk defa vizyonda ‘‘Bir Zamanlar Anadolu’da’’yı izledim ve çok ama çok beğendim. (O zamanda kadar izlediğim Nuri Bilge Ceylan filmlerinden en çok sevdiğim o oldu diyebilirim.)

 わたしは大阪で開催されたある映画祭で『うつろいの季節』を観、その後に再び映画祭で『冬の街』を観ました。あの頃以来、ヌール・ビルゲ・ジェイランがお気に入りです。特に写真のように銀幕に映し出される空の表情が好き。そう、あの空は『スリー・モンキーズ』にも登場しました ー 2009年にアンカラに滞在中、DVDを買って観たのでした。最後に、2011年に初めて映画館で『昔々、アナトリアで』を観て、とーっても気に入っちゃったのです(それまでに観たヌーリ・ビルゲ・ジェイラン映画のなかで一番好きな映画と言えます)。


    Ve bu sene tekrar onun filmini izleme heyecanını yaşayacağım! ‘‘Bir Zamanlar Anadolu’da’’dan sonra benim beklentim yüksek. Haydi bakalım, beyaz perdede görüşmek üzere, Sayın Nuri Bilge Ceylan. 
 そして今年、再び彼の映画を観ると言うドキドキを体験します。『昔々、アナトリアで』以降、わたしの期待はかなり大きいです。さてさて、銀幕で会いましょう、ヌーリ・ビルゲ・ジェイラン殿。

Bu haberin çevirisidir;
このニュースの翻訳です:
ヌーリ・ビルゲ・ジェイラン、パルムドールを受賞。SNSでは祝福の嵐!
著名な映画監督がパルムドールを受賞したことは、SNSでもトピックとなった。
2014年5月25日[日]12:09
 著名な映画監督ヌーリ・ビルゲ・ジェイランは、ハルク・ビルギネル、メリサ・ソゼン、デメット・アクダー、ネジャット・イシレルらが出演者として名を連ねる『ウィンター・スリープ ※ トルコ語題は〈Kış Uykusu〉』で第67回カンヌ映画祭にてパルムドールを受賞した。
 ユルマズ・ギュネイの受賞から32年の時を経て再びパルムドールを手にしたジェイランは、その賞をトルコでこの1年のうちに命を落とした若者たちと、ソマで亡くなった炭坑労働者に捧げた。
 ジェイランは、この受賞と、受賞スピーチにより、SNSにおいても大きな反響を巻き起こした。「おめでとう、ヌーリ・ビルゲ・ジェイラン」のハッシュタグは、すぐにTTリストに入った。

2014-04-30

Prenses Akiko’nun konuşması / 彬子女王殿下のスピーチ

Prenses Akiko'nun konuşmasını çevirmek bana düşmez ama Japon Büyükelçiliği'nin facebook sayfasında sadece Japonca bulunduğu için onun güzel sözleri ile dolu konuşmasını size Türkçe olarak paylaşmak istiyorum.
彬子女王殿下のスピーチを翻訳する立場ではないのですが、日本国大使館のFacebookのページには日本語しか載っていないので、殿下の素晴らしい言葉でいっぱいのスピーチをトルコでシェアしたいと思います。
https://www.facebook.com/japonyabuyukelciligi


‘’Japon Altes Prensi Tomohito Mikasa Anma Konseri’’nde Altes Prenses Akiko’nun konuşması
(27 Nisan 2014, Cumhurbaşkanlığı Senfoni Orkestrası konser salonu/ANKARA)

Her şeyden önce 6 Haziran 2012 tarihinde vefat eden babama Türkiye’den birçok başsağlığı aldığımız için tekrardan teşekkürlerimi sunmak isterim. Bugün babamın anısına böyle güzel konser düzenlediğiniz için de minnetarım. Bu konserden haberdar olduğumda babamın Türkiye’yi çok önemsemesine karşılık Türklerin de babama önem verdiklerini hissettim ve hakikaten duygulandım. Babam da cennette çok sevinmiştir diye düşünüyorum.

Babam Türkiye’yi çok önemsiyordu ama İngiltere, Norveç ve Avusturya gibi ülkeler ile kıyasılandığında Türkiye ile o kadar uzun ilişki bulunmamaktadır. Babam ilk defa 1990 yılında düzenlenen Türk - Japon ilişkilerinin 100. yıldönümü törenine katılmak üzere Türkiye’yi ziyaret etmişti. Türkiye ile olan ilişikisinin derinleşmesi ise 2001 yılında Antik Yakın Doğu’nun tarih araştırmacısı olan büyükbabamın isteğiyle Japon Anadolu Arkeoloji Enstitüsü’nün kurulması için vakıf oluşturulmasından sonra olmuştu. O günden beri sayısız kereler Türkiye’ye gelmiş, Kaman Kalehöyük’teki kazı çalışmasının önemini belirtmiş ve Türkiye - Japonya dostluğu için çalışmıştı.

Türkiye’yi ziyaret ettiği her sefer Japon ve Türk bayraklı tırnak boyası yapar ve bize hep gururla gösterirdi. Hem Japonya’da hem de Türkiye’de kıpkırmızı Türk bayrağı desenli tişört severek giyip gülümseyerek fotoğraf çektirirdi. 2020 Yaz Olimpiyatları adaylığı için Tokyo ve İstanbul’un başvuruları çakıştığında ‘’Ben hangisini destekleyeceğim’’ diye ciddi ciddi düşündü ve ‘’Japonların çoğu Tokyo’yu destekler, öyleyse burada İstanbul’u desteklemek bana düşer’’ dedi… bu tarz şayleri şu an bile dün gibi hatırlayabiliyorum. Babam için Türkiye’nin gerçekten özel bir ülke olduğunu hissediyorum. Bence ilişikinin derinliği, birlikte geçirilen süreye göre değil, birbirleri hakkında ne ölçüde düşündüğüne göre oluşuyordur.

Babamın tabutuna yazma kağıdı, dolmakalem gibi her zaman onun kullandığı eşyalardan koyduk, ayrıca onun sık sık giydiği Türk bayrağı desenli tişörtü de koyduk. Şimdi cennette onu giyiyor olabilir. Türkiye’deki insanların gönüllerinde o tişörtü giyen babamın güler yüzünün kalmasını diliyorum.

Babamın son Türkiye ziyareti, 2010 yılıydı. Japon Anadolu Arkeoloji Enstitüsü Kaman Kalehöyük Arkeolojik Müzesi açılışına benimle beraber gelmişti. Açılışta babamın yazdığı metini okudum ve kurdelesini kestim. (* Prens Tomohito, 2008 yılında yapılan gırtlak kanseri ameliyatından sonra sesini kaybetti.) Bu Kaman Kalehöyük arkeoloji çalışmaları için uzun süredir çaba harcayan babamı yakından takip ettiğim için onun emeklerinin müze olacak şeklinde meyve vermesi sevindirci bir şeydi, o sevinci kelimelerle anlatamadım. (Fotoğraf: 2010 yılında Japonya'nın Kushimoto kasabasında düzenlenen Ertuğtul Firkateyni Anma Töreni'ne katılan Prens Tomohito)

Bu ziyaretten sonra babam bana bir zarf verdi, bu zarfta da şöyle yazıyordu: ‘’Deden temeli attı, baban vakıf kurup destekledi ve sen ise açılış konuşmasını yapıp kurdelesini kestin. Ailemizin üç nesli olarak bu uluslararası projeye katkı sağladık. Teşekkürler.’’ Mikasa ailenin bu üç neslinin bağı da Türkiye sayesinde daha da güçlendiğini hissediyorum. Şimdi Mikasa ailesini sıcak gönüllerle ağırlayan Türklere içimden teşekkürlerimi ifade etmek istiyorum.

Bugün sizinle birlikte iyi dilekler ile dolu konser dinlenmeyi canı gönülden istiyorum. Böyle güzel bir etkinlik düzenlediğiniz ve beni davet ettiğiniz için çok ama çok teşekkür ederim.


「寛仁親王殿下追悼コンサートにおける彬子女王殿下のおことば」
2014427  於:大統領府交響楽団コンサートホール(アンカラ))
 始めに、201266日の父の薨去にあたりまして、トルコ国内から多くのあたたかい御弔意を頂戴いたしましたことに厚く御礼申し上げます。また、本日はこのように盛大に父の追悼コンサートを催していただき、心より感謝いたします。このお話を最初に伺いましたとき、父がトルコを大切に思われていたのと同じように、トルコの皆様が父を大切に思ってくださっていたことを感じ、胸が熱くなりました。父もとても喜んでおられることと思います。
 トルコをこよなく大切に思われていた父ですが、かかわりの深かった英国、ノルウェー、オーストリアなどの国に比べると、それほど長いお付き合いがあったわけではありません。初めてトルコを訪れられたのは、1990年の日本・トルコ修好百周年式典の時ですが、かかわりが深くなってこられたのは、2001年に古代オリエント史の学者であられる祖父にお頼まれになり、中近東文化センターアナトリア考古学研究所建設募金委員会を設立されてからのことです。以来、何度となくトルコに足を運ばれ、カマン・カレホユックにおける発掘作業の重要性を訴えられるとともに、日土間の交流に尽力されました。
 毎回トルコを訪問される際は、日本とトルコの国旗を両手にマニキュアされ、得意げに「いいだろう」と見せてくださっていたこと、日本でもトルコでも真っ赤なトルコの国旗のTシャツを好んでお召しになり、にこにこと写真におさまっておられたこと、2020年のオリンピック開催地を巡って、東京とイスタンブールが戦うことになったときは、「俺はどちらを応援したらいいんだ」と真剣に考えておられ、「日本人のほとんどが東京を応援するだろうから、俺はトルコに義理立てをしてイスタンブールを応援する!」と仰っていたことなど、今でも鮮やかに思い出すことができ、父にとってトルコが特別な国であったことを改めて実感します。つながりの深さは、時間ではなく、双方の思いの力によって生まれるものなのかもしれません。
 お柩の中には、原稿用紙や万年筆など父が普段お使いになっておられたものを納めましたが、合わせてよくお召しになっていた赤いトルコの国旗のTシャツもお入れ致しました。今頃空の上でお召しになっているかもしれません。トルコの皆様の心に、国旗のTシャツの父の笑顔と思い出が末永く残ってくださることを願っております。
 父がトルコを最後に訪れられたのは2010年のことです。アナトリア考古学研究所カマン・カレホユック考古学博物館落成式の時で、私も同行させていただきました。私は父のご挨拶の代読とテープカットというお役目でお手伝いをさせて頂きましたが、長い時間と労力をかけて真摯に取り組んでこられた父の御様子を間近で拝見してきた私にとりまして、この10年間の父の御苦労が実を結んだ瞬間というのは、感無量のものがございました。
 トルコから帰国後、父が私にお小遣いをくださいました。その封筒には、「祖父が鍬入れ、父が資金集め&建設、娘が代読&テープカットという親子三代の国際貢献ができました。多謝。」と書いてありました。三笠宮家三代の結びつきが強まったのは、トルコという国のおかげのような気がしております。三笠宮家をあたたかく受け入れてくださいましたトルコの皆様に、この場を借りて深く感謝の意を表します。
 本日は、皆様のたくさんの思いが込められましたコンサートを、一観客として楽しみにしております。このようなあたたかい催しにお招きいただき、本当にありがとうございました。

2014-04-14

Japonya Anayasasının 9. maddesine Nobel Barış Ödülü (inşallah) / 憲法9条にノーベル平和賞を(願わくは)

   
11 Nisan 2014 günü, Japonya’dan bir müjde geldi.
    “Japonya Anayasasının 9. maddesi, Nobel Barış Ödülü’nün adayı olarak kabul edildi.’’ (Bu sene 278 aday varmış.)
    Bu habere ne kadar sevindiğimi kelimelerle anlatamam. Gerçekten mucize gibi haberdi benim için.
 22014411日、日本から素敵な知らせがありました。
 「日本国憲法第9条が、ノーベル平和賞の候補として受理された。」(今年は278のノミネートがあるそうです。)
 このニュースにどれほどわたしが喜んだか、言葉では言い表せません。本当に奇跡のようなニュースだったのです、わたしにとって。

    Son zamanlarda (diyorum ama aslında 21. yüzyıla girdikten sonra, daha direkt söylemek gerekirse Koizumi’nin başbakanlığı dönemine girildikten sonra) Japonya giderek sağ eğilim göstermeye başladı, şu an sağ görüşler oldukça güçlenmiş durumda ve bu konudan dolayı çok endişeleniyorum: Acaba Japonya, Çin-Japon Savaşı, Rus-Japon Savaşı, Birinci ve İkinci Dünya Savaşı’nda olduğu gibi yine savaşa doğru yönelir mi? Şuğdanteki-Cieyken’i (ingilizcesi “right of collective self - defense”, Türkçesi ise ‘’toplu bir şekilde kendini savunma” mı olur acaba?) biliyor musunuz? Yani mesela Japonya ve A.B.D. bu anlaşmayı kabul ederse, Japonya’nın saldırıya uğradığında A.B.D. müdahele edebilir ve A.B.D. hep Japonya ile bu anlaşmayı yapmak istiyor. (Neden böyle birşey istiyor? Orasını siz düşünün, Japonya  coğrafik olarak nereye yakın? Japonya hangi konuda A.B.D.’nin işine yarar?) İşte, bunu engelleyen son kale, Japonya Anayasasının 9. maddesidir fakat bu 9. maddeyi değiştirmeye kalkanların gücü, gittikçe artıyor şimdi. (Değiştirmeseler de Şuğdanteki-Cieyken anlaşması mümkün diye lafı çevirmeye çalışıyorlar.)
 近年(と言っていますが、実際には21世紀に入ってから、もっとハッキリと言う必要があるなら小泉首相の時代に入って以降)、日本は次第に右傾化の傾向を強め始めました。現在、右的な考え方はかなり強く、この件に関してわたしはかなり心配しています。日本は日清戦争、日露戦争、第一次および第二次世界大戦で起こったように、再び戦争に向かうのでしょうか? 集団的自衛権(英語では right of collective self-defense、トルコ語では toplu bir şekilde kendini savunma になるのかしら?)をご存知でしょうか? つまり、例えば日本とアメリカがこれに合意すれば日本が攻撃を受けた際にアメリカが介入することができるのです。そして、アメリカは常に日本とこの合意を求めてきました。(どうしてこんなものを求めるのか? それについては皆さんが考えてみてください。日本は地理的にどこに近いのか? 日本はどういう件でアメリカの役に立つのか?)分かるでしょう、これを阻止する最後の砦こそ日本国憲法第9条なのです。しかしながらこの9条を変えようとするものたちの力が次第に強くなってきているのです、いま(変えずとも集団的自衛権合意が可能だと詭弁を弄しています)。

    2006 yılında Japonya’da bir kitap yayınlandı: manzai komedyeni Hikaru Ota ve filozof Shinichi Nakazawa’nın düşünce alışverişinden doğan bu kitabın adı ‘’Japonya Anayasasının 9. maddesini Dünya Miras listesine koyalım’’ idi. Çok mu saçma bir fikir bu? Bence hiç de değil. Hatta ‘’Oo, eğer Dünya Mirası olursa kimse 9. maddeye dokunamaz, değiştiremez.’’ diye sevinmiştim de tabi ki bunun gerçekleşmesi hayaldi.
 2006年に、日本である本が出版されました。漫才師の太田光氏と、思想家の中沢新一氏の対談から生まれたこの本の名前は『憲法九条を世界遺産に』でした。ものすごく馬鹿げたアイデアでしょうか? わたしは、まったくそうは思いません。むしろ「あぁ、もし世界遺産になったら誰も九条を触れない、変えることができない」と嬉しくなったのでした。もちろん、これが実現するなんて夢のまた夢だったのですが。

    Japonya Anayasasının 9. maddesi, Dünya Mirası olmadı ama bu sene 10 Ekim’e kadar “Acaba Nobel Barış Ödülü alabilir mi” hayali ile yaşayacağım ve Japonya Anayasasının özelliğini tekrar düşüneyim diyorum.
    Anayasa, devletin gücünü kontrol edecek birşeydir, devletin kontrolden çıktığında o gücünü durduracak birşeydir. O kadar kolay kolay değiştirilemez ve değiştirtmemeliyiz.
 日本国憲法第9条は世界遺産にはなりませんでしたが、今年の10月10日まで「もしかしてノーベル平和賞とれるかしら?」なんて夢を見ながら過ごしつつ、日本国憲法の特徴をもう一度考えたいと思っています。
 憲法は、政府の権力を制御するものである。政府が暴走したときにその力を抑制するものである。それほど簡単に変えられない、わたしたちはそれを変えさせてはならないのです。

Not: Yalnız Nobel Barış Ödülü bireysel veya topluluğa verilecek ödüldür. O yüzden aslında “Japonya Anayasasının 9. maddesi” aday olamıyor “Bugüne kadar 9. maddeyi koruyan Japon halkı” aday olmuştur.
注釈:ちなみにノーベル平和賞は個人あるいは団体に贈られる賞です。従って、実際は「日本国憲法第9条」は候補にはなれず「これまで第9条を保持してきた日本国民」が候補になっています。

Article 9 nominated as candidate for Nobel Peace Prize: http://p.tl/8k9s
Campaign to award Nobel Peace Prize to Japanese for Article 9 gathers stream: http://p.tl/ezJW

* Bu yazı, arkadaşımın ''Toruko Nippon.com'' web sayfasına bir makale olarak yazsana fikriyle gerçekleşti. Umut, buradan seni selamlıyor ve kucaklıyorum.

2014-04-06

Virgülü nereye koyacağız? / コンマをどこに置く?

    Bugün Japon bir arkadaşım Facebook'ta Japoncanın cümle yapısını anlatan bir örneği paylaştı: ''Atama ga akai sakana wo tabeta neko.''
 きょう日本人の友だちがFacebookで日本語の文章構造を紹介する一例をシェアしました。「あたまが あかい さかなを たべた ネコ」。

    İlk bakışta garip bir şey yok bu cümlede ama aslında 5 farklı anlam çıkarabilirsiniz:
 一見したところこの文章に特におかしなところはありませんが、実は5つの異なった意味で読むことができます。

    ''Kırmızı başlı, balık yiyen kedi.'' - başı (tepesi) kırmızı olan kedi, balık yedi.
 「あたまがあかい、さかなをたべたネコ。」ー 頭頂の赤いネコが、魚を食べた。

    ''Başı kırmızı olan balığı yiyen kedi.''
 「あたまがあかいさかなを、たべたネコ。」

    ''Başının kırmızı balık yediği kedi.'' - Kedinin başı balık yedi anlamına gelir burada :)))
 「あたまが、あかいさかなをたべたネコ。」ー ここではネコの頭が、魚を食べたという意味になります :)))

    ''Başı, kırmızı balık yiyen kedi olan yaratık.''  *bu dördüncüsünü ben de pek anlamadım…
 「あたまが、あかいさかなをたべたネコ、である生き物。」この4つめについてはわたしもあんまり理解できませんでした。

    ''Kırmızı başlı, balık yiyen kedi olan yaratık.'' 
 「あたまがあかい、さかなをたべたネコ、である生き物。」

    Baş derken baş tepesi ve baş (boynundan üstte olan kısım) anlamına gelebilir. O yüzden birinci ve beşinci cümle aynı gibi gözükür ama birincisi baş tepesi kırmızı olan, beşinci ise tüm baş kırmızı olan kedi anlamına gelir.
 頭というとき、頭頂と頭(首から上の部分)の意味になり得ます。だから、2番目と5番目の文章は同じように見えますが、2番目は頭頂が赤い、5番目は頭全体が赤いネコという意味になります。

    Bir de dördüncü ve besincis ise normal kedi değil, başı kedi olan bir yaratık anlamına geliyor galiba.
 それから4番目と5番目はただのネコではなく、頭がネコである生き物という意味になってます、おそらく。

    Bunlara bakınca aklıma şu Türkçe cümle geldi: ''Oku da adam ol baban gibi eşek olma.'' İnsan, bir ''virgül'' ile adam da olur eşek de… :) Japoncada olsa Türkçede olsa noktaya benzeyen küçücük işaret ile anlam büyük ölçüde değişebiliyor. Bu bir anlamda korkunç değil mi?..
 これらを見ると、ふっと次のトルコ語の文章が浮かびました:「勉強して一人前になりなさいお父さんのようにお馬鹿さんになるんじゃないよ。(勉強して一人前になりなさい、お父さんのようにお馬鹿さんになるんじゃないよ。/勉強して一人前になりなさいお父さんのように、お馬鹿さんになるんじゃないよ。)」人は、〈コンマ〉ひとつで一人前にもなり、お馬鹿さんにもなりえる・・・。日本語であれ、トルコ語であれ、ピリオドに似たちっちゃな記号で、かなり意味が変わり得る。これってある意味怖くないですか?..

2014-04-02

2014 Türkiye yerel seçimlerinde ne düşündüm / 2014年トルコ統一地方選挙で考えたこと

    30 Mart'ta Türkiye'de yerel seçimler yapıldı. Türk vatandaşı olmadığım için oy verme hakkım yoktu, yine de 30 Mart akşamı başlayan seçim haberlerini yoğun bir şekilde takip ettim. 
    Şimdi (1 Nisan akşamı) henüz seçim sonuçlarının sayımı bitmediğinden ve ortam oldukça karıştığı için burada sonuçlar hakkında bir şey yazmayacağım ama şunu yazmadan edemiyorum; Enerji Bakanının yerel seçimlerde yaşanan elektrik kesintileriyle ilgili yaptığı açıklamada ''Trafoya kedi girdi'' demesi bir hayli gülünç geldi, hemen dünya haberlerine yayıldığına göre sanırım herkese komik gelmiştir.
 先日330日にトルコで統一地方選挙が行われました。わたしはトルコ国民ではないので投票する権利はありませんが、それでも3月30日の夕刻から始まった選挙速報はかなりしっかりと追跡しました。
現在(41日の夜)まだ選挙結果の集計が終わっていませんし、状況も相当混乱しているので、ここでは結果について何も書くつもりはありません。でもこれだけは書かずにはいられません:地方統一選挙で起こった停電に関するエネルギー省大臣の説明で「配電ユニットにネコが侵入した」と語ったことは、めちゃくちゃ可笑しかったです。すぐに世界のニュースになったことを見ればみんな可笑しかったってことでしょう。

     Neyse…
 それはともかく・・・。

    Türkiye'de politika herkesin ilgisini çeken bir konudur. Japonya'da hiç kimsenin umurunda bile değil maalesef. Bu, seçim katılım oranına bakarsak iyi anlaşılır.
 トルコにおいて政治は、皆が関心をもつ話題です。一方、日本においては誰も気にしていません、残念ながら。これは投票率を見てみるとよく分かります。

    2014 Türkiye yerel seçimlerinin katılım oranı, %90'ı aştı. Bu oranı Japonya'dakilere söylersek hayretler içerisinde kalırlar kesin. Japonya'da yerel seçimlerin katılım oranı ne zaman %90'ı geçti ben bile bilmiyorum. Araştırmalarıma göre 1947 yılında bile anca %77 oluyor. Daha sonra bir kere katılım oranı yükseliyor ama sonra gittikçe düşüyor ve 2011 yılında yapılan yerel seçimlerde ise %50.58 oluyor. Geçen 23 Mart 2014 tarihinde yapılan Osaka Belediye Başkanı Seçiminin katılım oranı ise şaşırmayın sadece %23.59 idi. Kimse ilgilenmiyor kim belediye başkanı olmak isterse olsun gibi…
 2014年トルコ統一地方選挙の投票率は90%を超えました。この数字を日本人に言ったら驚愕するに違いありません。日本で統一地方選挙の投票率が90%を超えたのはいつのことか、わたしも知りません。調べたところ1947年においてさえ、どうにか77%といったところ。その後は一度投票率が上がりますが、以降は次第に低下。2011年に行われた統一地方選挙では50.58%でした。先日2014年3月23日に行われた大阪市長選挙の投票率はというと、驚かないでください! わずか23.59%でした。誰も関心なし。誰が市長になりたかろうが、我関せずといったふうです。

     Seçimden önce Türkiye'de Twitter ve YouTube yasaklandı (..ve hala yasak) ve ben buna bayağı sinirlendim (hala daha çok sinirliyim) ama bir açıdan bakarsam bu Türkiye'nin durumuna özeniyorum diyebilirim. Tabi özgürlüğümüzü kısıtlamak konusunda değil, herkesin politika ile ilgilenmesi bana o kadar güzel geliyor ki. 
 選挙前、トルコではTwitterとYouTubeが規制され(そして現在も継続中)、かなり頭に来ました(まだかなり怒ってます)。けれど、見方によってはこのトルコの状況を羨ましい、とも言えます。もちろん自由を制限されるという点ではありません。皆が政治に関心を持っていること、これが素晴らしいと思うのです。

     Dünden beri Ankara'da sayılmamış oyları saymak için, yanlış yazılmış sayıları düzeltmek için toplanıp gece gündüz demeden çalışan gönüllülere, SNS üzerinde bilgiler paylaşarak destek verenlere baktıkça Türkiye'nin durumu Japonya kadar kötü değil diye düşünüyorum. Diren Türkiye!
 昨日からアンカラでは集計されなかった票を集計するために、誤記入された数字を訂正するために昼夜を問わず働くボランティアたちがいます。ソーシャルネットワークを通じて情報を共有しながらサポートする人たちがいます。彼らを見ているとトルコの状況は日本ほど悪くないと思うのです。闘え、トルコ!

2014-03-21

Bir İlkbahar Sabahı / ある春の朝 ♪

    Bugün 21 Mart, Ekinoks ve içim kıpır kıpır. Artık kış bitti, bundan sonra günler gecelerden daha uzun olacak, ondan mı acaba? Evet, bu da bir sebep olabilir ama sanırım 21 Mart, Japonya'da resmi tatil olduğu için.
 きょう3月21日は分点、わたしも気分はワクワクです。もう冬は終わり。これからは日の長さが夜よりも長くなります。だからかしら? そう、それも理由には違いありませんが、思うに3月21日は日本で国民の祝日だから。


    Japonya'da tatiller azdır denir. Bu bakış açısı doğru mu acaba
    Japonya'da en uzun tatil yılbaşı tatilidir: takvime göre değişir ama genel olarak 28 Aralık - 3 Ocak arası olur. (mesela geçen yılbaşı tatili ise 28 Aralık Cumartesi gününden 5 Ocak Pazar gününe kadar 9 gün oldu) Ayrıca Nisan sonundan Mayıs başına ''Altın Hafta'' denilen tatillerle dolu bir hafta mevcut: 29 Nisan, Şoğva Günü (eski İmparatorun doğum günü), 1 Mayıs, İşçi Bayramı (aslında tatil günü değil ama çalışanlar toplantılara katılır ve yürüyüşler yaparlar), 3 Mayıs Anayasa Günü, 4 Mayıs Yeşil Günü, 5 Mayıs Çocuk Bayramı. Bunlar aralıksız uzun tatil olmadığı için kimisi tam olarak takvime göre çalışır, diğerleri ise ''Bir gün işe gelip bir gün tatil yapacaksam doğru düzgün çalışamam'' deyip 29 Nisan'dan 5 Mayıs'a kadar izin alır. (Yani arasında bulunan iş günü için izin alır)
 日本で休暇は少ないと言われます。この見方は正しいのでしょうか?
 日本で最も長いのは年末年始休暇です。暦によって変わりますが、通常は12月28日~1月3日のあいだ。(たとえば、先の年末年始休暇は12月28日土曜日から1月5日日曜日まで9日間ありました)加えて4月の末から5月のはじめにかけて〈ゴールデンウィーク〉と言われる休暇にあふれた週があります。4月29日は昭和の日(かつての天皇誕生日)、5月1日はメーデー(実際に休日ではありませんが、働く人たちは集会に参加したり、デモ行進したりします)、53日は憲法記念日、5月4日はみどりの日、そして5月5日はこどもの日。これらは連続した休日ではないため暦にそって働く人もいますし、「1日会社に行って、1日休んでじゃあまともに働けない」と言って4月29日~5月5日まで休暇にする人もいます(つまり間の平日に休暇を取るってこと)。

    Bunların dışında
- Ocak'ın ikinci Pazartesisi, Yetişkinliğe Geçiş Günü (20 yaşına basanların artık yetişkin olarak kabul edilmesi kutlanır), 
- 11 Şubat, Ulusal Kuruluş Günü, 
- 21 Mart civarında (seneye göre değişebilir), Bahar Ekinoks Günü, 
- Temmuz'un üçüncü Pazartesisi, Deniz Günü, 
- Eylül'ün üçüncü Pazartesisi, Yaşlılara Saygı Günü, 
- 23 Eylül civarında, Sonbahar Ekinoks Günü, 
- Ekim'in ikinci Pazartesisi, Spor Günü,
- 3 Kasım, Kültür Günü,
- 23 Kasım, Çalışmalara Teşekkür Günü,
- 23 Aralık, İmparatorun Doğum Günü,
    Bir de Ağustos'un ortasında Bon Festivali var, normalde 13 - 15 Ağustos'ta tatil oluyor. (tatil olmasa bile  izin almak kolay)
    Üstelik yılda 10-20 gün, ücretli yıllık izni de mevcut tabi.
このほかにも
- 1月の第二月曜日 成人の日(二十歳になった者が大人と認められたことを祝う)
- 2月11日 建国記念日
- 3月21日頃(年によって変わる)春分の日
- 7月の第三月曜日 海の日
- 9月の第三月曜日 敬老の日
- 9月23日頃 秋分の日
- 10月の第二月曜日 体育の日
- 11月3日 文化の日
- 11月23日 勤労感謝の日
- 12月23日 天皇誕生日
 さらに、8月中旬にはお盆があり、通常8月13日~15日は休日になります。(休日でなくても休暇を取るのは簡単です)
 おまけに年に10~20日は有給休暇だってもちろんあります。

    Ne dersiniz? Japonya'da tatiller az mı? Japonlar çok mu çalışıyor?
    (Asıl sorun yılda kaç günün tatil olduğu değil, bu tatil günlerinde tatil yapmamak ve hatta yapapamaktır.)
 いかがですか? 日本で休暇は少ないでしょうか? 日本人はものすごく働いているのでしょうか?
 (本当の問題は、年に何日休日があるかではなく、この休日に休まない、それ以上に休めないことなのです。)
 
    Yine de Japonya'da bugün tatil, hem de Cumartesi ve Pazar günü ile birleşince üç gün tatil oluyor, haydi kutlayalım Bahar Ekinoks Gününü!

 とはいえ、日本ではきょうお休み。しかも土曜日と日曜日に繋がって3日間の休みになります。さぁお祝いしましょう、春分の日を!!!

2014-03-17

Türkiye ve Japonya'nın batıl inançlarının benzerliği / トルコと日本の迷信の相似性

    Tak tak tak.. ''Allah korusun'', ''Maşallah maşallah..'' tak tak tak, ''Nazar değmesin'' tak tak tak… Hep böyle cümlelerle beraber bu ''tak tak tak'' sesini duyduğum için nedense ''tahtaya vurmak'', İslamiyet'e ait bir inanç olarak aklımda kaldı ve jeton geç düştü, geçen eşim şöyle söyleyene kadar: ''Aslında tahtaya vurma hareketinin İslamiyet ile hiç alakası yok.'' Evet ya, bu tahtaya vurma hareketi, sadece Türkiye'de değil, hem Avrupa'da hem de Amerika'da mevcut. Ama Japonya'da yok. (Acaba Çin veya Kore gibi Asya ülkelerde var mı bu inanç? İnternette araştırdığımda bulamadım… Herhalde oralarda da yoktur.)
 コン コン コン「神のご加護を」、「マシャッラー、マシャッラー」コン コン コン、「悪いことが起こりませんように」コン コン コン……いつも、こうした言葉といっしょにこのコン コン コンの音を聞いていたために、なんでか“木を叩くこと”をイスラームに独特の信仰として認識していてピーンッ!と来ませんでした、このあいだ伴侶がこう言うまでは。「実際のところ、木を叩くという行為は、イスラームとまったく関係がないんだよね。」 そうでした! この木を叩く行為は、トルコだけでなくヨーロッパやアメリカでも見られます。けれど、日本にはありません。(中国や監督といったアジア諸国にはこの迷信、あるのかしら? インターネットで調べたけど見つかりませんでした。おそらくないのでしょう。)

    Enterasan Bilgiler (http://p.tl/w4qg) adlı bir sayfaya göre bu batıl inanç dünyanın apayrı iki yerinde birbirinden bağımsız olarak gelişmiş: bir Kuzey Amerika'da, diğeri ise Ege'de Helen uygarlığında.
 興味深い知識というページによると、この迷信は完全に切り離されたふたつの場所で、まったく相互関係なく生まれたようです。ひとつは北アメリカで、もうひとつはエーゲ海地方のヘレニズム文明で。

    Ankara TÖMER'in ders kitabında da ''Dolaylı Aktarma'' konusunu anlatırken böyle batıl inançlar hakkında bir metin bulunmakta. Mesela ''Bir evin yakınında baykuş öterse, o evde biri ölür ya da bir acı yaşanır'' ''Tencerede su boşu boşuna kaynarsa düşmanlar çoğalır'' ''Elden ele makas alınırsa kavga çıkar. Makas bir zemine bırakılarak el değiştirmelidir'' gibi… ve Hem Türkiye'de hem de Japonya'da bulunan batıl inanç da var: ''Gece tırnak kesmeme''. Ekşi Sözlük'e bakarsak bu inanç hakkında şöyle yazıyor: etrafa tırnağın fırlayıp kaybolma endişesi ile ortaya çıkmış, Arap kültüründen gelen uygulama, gece tırnağını kesersen ömründen kesilir şeklinde bir inanç oluşmuş falan… Japonya'da ise gece tırnak keserse ebeveyninin ölüm döşeğinde yanlarında olamayacaksın denir.
 アンカラ・トメルの教科書でも、間接話法について説明するところで、こうした迷信についてのテキストがあります。たとえば「ある家の近くでフクロウが鳴くと、その家で誰かが亡くなる、あるいは悲しいことが起こる」「鍋で意味もなく湯を沸かすと敵が増える」「ハサミを手渡しするとケンカが起こる。ハサミは置き渡ししなければならない」など。またトルコででも、日本ででも使われている迷信があります:「夜、爪を切らない」。エクシ・ソズリュックをみるとこの迷信についてこう書いてあります:周りに切った爪が飛んで見つからなくなるという心配から生まれた、アラブ文化の影響によるもの、夜爪を切ると寿命も短くなるという信仰が生まれた……など。日本では夜爪を切ると親の死に目に会えないと言われます。

    Gece tırnak, Japoncada ''Yozume'' denir. Bu kelime başka bir ''Yozume - Kısa ömür anlamında'' ile aynı ses olduğundan nefret edilmiş. Aynı zamanda ''Yozume'' diğer söyleyiş ile ''Tsuya'' anlamında. Bu da ''cenaze töreni öncesi, aile üyelerinin bütün gece uyumadan rahmetlinin yanında kaldığı ve dua ettiği'' ayin olduğundan yine uzak durulması tercih edilmiş.
 夜爪は、日本語で「よづめ」。この言葉は「世詰め(人生を詰める=短くする意)」と同じ音であるため忌み嫌われてきました。また「夜詰め」、別の言い方では“通夜”という意味。これも「葬式の前、家族親戚がひと晩中寝ずに亡くなった者のそばに付き添い、冥福を祈る」儀式であるため、やはり疎んじられたようです。

    Bu batıl inanç neden doğdu? Sebepler sanırım aynı: Elektrik yokken, mum veya gaz lambasının ışığı karanlığı yeterince aydınlatmıyordu ve tırnak makası da günümüzdekiler gibi emniyetli değildi. Bir de keserken fırlayan tırnağı bulmak kolay değil ve onu basma tehlikesi de vardı. O yüzden gece, yani karanlıkta tırnak kesilmemeliydi.
    Bu arada Japonca bir kaynağa göre bu batıl inancın Konfüçyüsçülükten geldiği de söyleniyormuş.
 この迷信はどうやって生まれたのでしょう? 理由はおそらく同じ:電気がないとき、ろうそくやガス灯の明かりは暗闇を充分には照らしません。また爪切りも今日のように安全ではなかった。さらには切った時に飛び散る爪を見つけるのは簡単ではないし、それを踏むという危険もあった。だからこそ夜、暗闇で爪は切ってはならなかったのです。
 ところで、日本語のある資料によると、この迷信は儒教から来ているとも言われているようです。

2014-03-08

Gerçek kurgudan daha acayiptir / 事実は小説よりも奇なり

    Son zamanlarda Japon gıda sektörü, Endonezya'ya odaklanıyor. Dünyanın en büyük Müslüman nüfusuna sahip olan Endonezya'nın piyasasına ''Helal'' gıdalarla ve onun onaylama sistemiyle girmeye çalışıyor…
 近年、日本の食品業界は、インドネシアに注目している。世界最大のイスラム人口を持つインドネシアのマーケットに、ヘラル/ハラール食品とその認証システムで入り込もうとしている。

    Japonca bir sitede böyle makale okudum. Ama asıl ilgilendiğim konu bu değildi, böyle eğilim olduğunu biliyordum çünkü. İlgimi çeken makalenin sonunda bulunan cümle oldu;
''Kahve, aslında Sufiler tarafından ilaç niyetine içilen gizemli bir şeydi ama gittikçe içki yerine içilen, Müslümanın sevdiği içecek haline geldi. İçki, İslam'da haramdır ve Müslümanlar içki yerine içebilecek birşey arıyordu. (…) Bu yüzden Avrupa'da Yakın Çağ öncesi kahve ''Müslümanların enerji içeceği'' olarak kabul edildi ve dindar Hristiyanlar bu yüzden kahveden uzak duruyordu. Fakat 17. yüzyılın başında kahve seven biri papa oldu. Hem ''Kahve, Hristiyan olmayanların içeceğidir'' diye uyarıldığında bu Papa ''Öyleyse kahveyi Hristiyan yaparız'' deyip kehveyi vaftiz etti. Bu olaydan sonra bütün Avrupa'da kahve sevgisi patladı, inanılmaz derecede kahve talebi oluştu ve o zamanlardaki Avrupa ülkelerinin sömürgelerine de büyük etki yarattı. Yani sömürgelerde kahve plantasyonu oluşturuldu ve kahve çekirdeği ise büyük zenginlik yaratan ticari ürün haline geldi.''
 こんな記事を日本語のサイトで読みました。けれど、わたしが興味をもったのはこの話ではありません。こうした傾向があることを知っていましたから。関心を引いたのは記事の最後にあったセンテンス。
「コーヒーは、もともとイスラム神秘主義者のあいだで飲まれる秘薬のようなものでした。ところが次第に酒の代わりに飲まれる、イスラム教徒に好まれる飲み物になります。酒はイスラム教においてハラム(禁忌品)。そこでイスラム教徒たちは酒の代わりに飲めるものを求めていました。(中略)このためヨーロッパでは近世以前、コーヒーは「イスラム教徒の活力飲料」と考えられ、敬虔なキリスト教徒たちから避けられていました。ところが、17世紀初頭にコーヒー好きの人がローマ教皇になります。しかも「コーヒーは、キリスト教徒ではないもの = 異教徒の飲み物である」と警告されると、この教皇は「ならばコーヒーをクリスチャンにしよう」と言って、コーヒーに洗礼を与えます。この出来事から後、ヨーロッパ全土でコーヒー・ブームが起こり、信じられないほどの需要を巻き起こしました。そして当時のヨーロッパ諸国の植民地にも大きな影響を及ぼしたのです。つまり、植民地でコーヒー・プランテーションが興り、コーヒー豆が巨万の富をもたらす交易品となりました。」

    Bu hikaye gerçek mi değil mi bilmiyorum ama gerçek ise eğer ''Gerçek kurgudan daha acayiptir'' hakikaten!
 この話が本当なのかどうか知りませんが、本当だとしたら『真実は小説よりも奇なり』です、本当に!!


2014-02-04

Muhteşem Fuji / 極上のフジ

    ''Fuji'' dendiğinde aklınıza ilk gelen ne olur acaba? Japonlara sorsak muhtemelen yüksek oranda Fuji Dağı akıllarına gelirdir. Ama bugün benim bahsetmek istediğim Fuji, elma.
 「フジ」というと、皆さんの頭にまず浮かぶのはなんでしょう? 日本人に訊いたらおそらく高い確率で富士山が頭に浮かぶでしょう。でも、きょうわたしが書きたいフジは、リンゴです。

    Bir arkadaşıma göre Fuji elması 7-8 yıl önce pazarlarda görülmeye başlamış (arkadaşım o zamanlar Eskişehir'deydi) ama ben Türkiye'de bu kış ilk defa gördüm. Bulduğumda gözlerime inanamadım, ''Bu Fuji, o Fuji mi acaba?'' diye. Birkaç tane alıp eve dönünce bir tane kestim, yedim; Eveeeeeeet!! Bu Fuji, benim en çok sevdiğim Fuji elmasıydı.
 ある友だちによると、フジリンゴは7~8年前から市場などに登場し始めたのだとか(友だちはその頃エスキシェヒルに住んでいました)。でも、わたしはトルコでこの冬初めて目にしました。見つけた時は信じられない気持ちでした、「このフジは、あのフジなのか!?''と。いくつか買って家に帰るとすぐにひとつ剥いて食べました。そうだーっ!!! このフジは、わたしが一番好きなフジリンゴだったのです。

    Fuji elması, Japonya'nın Aomori Eyaleti'nin Fujisaki kasabasında bulunan Meyvecilik Araştırma Enstitüsü'nde 1930'ların sonunda ''Red Delicious'' ve ''Virginia Ralls Genet (''Rall's Janett'' olarak da bilinir)'' adlı iki Amerikan elma çeşidinden geliştirilmiş ancak 1962 yılında pazarlanmaya başlanmış bir elma çeşidi. Milliyetçi gibi olmak istemem ama bu sert, sulu ve tatlı muhteşem Fuji'yi bulduğumde nasıl mutlu oldum anlatamam…
 フジリンゴは、日本の青森県藤崎町にある果樹研究所において1930年の後半にレッドデリシャスと国光という二種のアメリカのリンゴを交配して生まれたものですが、1962年にやっと市場に出始めたリンゴです。ナショナリストみたいになりたくはありませんが、この固くて瑞々しく、甘い、極上のフジを見つけて、どんなに幸せな気持ちになったことか言い表せません。

    Bu arada ben de yeni öğrendim ama bu Japon elması ''Fuji''nin adı, Fuji Dağı'ndan değil, doğum yeri ''Fujisaki'' kasabasından alınmış.

 ところで、わたしも新たに知ったのですがこの日本のリンゴ・フジの名前は、富士山からではなく、生まれた場所・藤崎町から取られたそうです。